Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler 'Tacizci' sanılarak linç edilmişti: Ergün Arslan cinayetinde mahkemenin kararı belli oldu

'Tacizci' sanılarak linç edilmişti: Ergün Arslan cinayetinde mahkemenin kararı belli oldu

Diyarbakır'da 2022 yılında "kız çocuğunun fotoğrafını çektiği" iddiasıyla galeyana gelen bir grup tarafından darbedilip bıçaklanarak hayatını kaybeden Ergün Arslan cinayetinde yeniden yargılama sürecinin gerekçeli kararı açıklandı.

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 2022 yılında meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepki toplayan Ergün Arslan cinayetine ilişkin davada yeni bir hukuki safhaya geçildi. "Tacizci" olduğu yönündeki kulaktan kulağa yayılan iddialar üzerine sokak ortasında darbedilip bıçaklanarak yaşamını yitiren Arslan'ın ölümüyle ilgili bozma kararı sonrası yapılan yeniden yargılamanın 16 sayfadan oluşan gerekçeli kararı tamamlandı.

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların olay anındaki eylemlerini tek tek inceleyerek suç vasıflarındaki değişimi gerekçeleriyle göz önüne serdi.

Anzele Parkı'nda başlayan bilgi kirliliği felaket getirdi

Gerekçeli kararda yer alan bilgilere göre, olay gününden birkaç gün önce Anzele Parkı'nda bir kişinin küçük bir kız çocuğunun fotoğrafını çektiği öne sürüldü. Durumu öğrenen mahalle gençleri, 3 Nisan 2022 tarihinde parkta gördükleri Ergün Arslan'ı bahse konu kişi zannederek hedef aldı.

Arslan'ın olay yerine gelişinden sanıkların önceden haberdar olmasının mümkün olmadığını vurgulayan mahkeme; olayın tamamen anlık bir galeyan ve ani gelişen kasıtla gerçekleştiğini belirtti. Bıçaklanarak ve ağır şekilde darbedilerek ağır yaralanan Arslan, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Mağdur çocuğun ifadesi acı gerçeği ortaya koydu

Soruşturma ve yargılama sürecinde ortaya çıkan en çarpıcı ayrıntı ise mağdur çocuğun teşhis tutanağı oldu. Olayın ardından yürütülen incelemelerde, tacize uğradığı iddia edilen kız çocuğuna Ergün Arslan'ın fotoğrafları gösterildi. Küçük kız, kendisini taciz eden ya da fotoğrafını çeken kişinin Arslan olmadığını açıkça beyan etti.

Böylece Ergün Arslan'ın hiçbir ilgisinin bulunmadığı bir olay yüzünden tamamen asılsız bir iddia ve "yanlış teşhis" sonucu katledildiği belgelenmiş oldu.

Sanıkların cezaları eylem türlerine göre ayrıştırıldı

Bölge Adliye Mahkemesi'nin bozma kararının ardından dosyayı yeniden ele alan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi, olay anında sanıklar arasında önceden yapılmış bir anlaşma veya iştirak iradesi bulunmadığına dikkat çekti.

Gerekçeli kararda, ölümcül bıçak darbesini vuran sanık S.D.'nin eylemini gerçekleştirdikten sonra olay yerinden kaçtığı, diğer sanıkların ise bıçaklama anına doğrudan iştirak etmedikleri kaydedildi. Bu doğrultuda mahkeme heyeti cezaları şu şekilde belirledi:

S.D. (Tutuklu Sanık): "Kasten öldürme" suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

B.E. (Tutuksuz Sanık): Bıçaklama eylemi öncesinde maktulü tesisat anahtarıyla yaraladığı gerekçesiyle "kasten yaralama" suçundan 3 yıl 1 ay 27 gün hapse mahkûm edildi.

H.İ.P, S.B, M.M. ve E.H.T (Tutuksuz Sanıklar): Eylemleri "kasten yaralama" kapsamında değerlendirilerek ayrı ayrı 2 yıl 1 ay 8 gün hapis cezası aldı.