Tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, yargılandığı iki ayrı davanın duruşmasında savunma yaptı. Sincan Cezaevi’nden Bolu’ya nakil talebinde bulunan Özcan’ın yargılandığı dosyalar, savcılık makamındaki değişiklik nedeniyle 13 Temmuz’a ertelendi.
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, farklı soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nden, Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen iki ayrı duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. "İcbar suretiyle irtikap" suçlamasıyla cezaevinde bulunan Özcan, hakim karşısında hakkındaki iddialara yanıt verdi.
Sığınmacı söylemleri mercek altında
Duruşmaların ilk bölümünde, Özcan’ın bir televizyon programında sığınmacılara yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle yargılandığı dosya ele alındı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, yaptığı tüm açıklamaların vatandaşların güvenliğini ve huzurunu koruma amacı taşıdığını savundu. Mütalaayı kabul etmediğini belirten belediye başkanı, yeni bir mütalaa sunulması halinde detaylı savunma yapacağını ifade etti.
Şantaj davasında yeni gelişme
Günün ikinci oturumunda ise kamuoyunda geniş yankı uyandıran şantaj davası görüşüldü. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların üçüncü kişilerin eline geçmesi ve bu durumun şantaj unsuru haline gelmesi detaylandırıldı. Söz konusu dosyada, Mehmet Eren Akgüney, Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin gibi isimlerin de aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklar yer alıyor. Müşteki Öznur Ç.’nin katılmadığı duruşmada, Özcan’ın "şantaj" suçlamasıyla 3 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
Bolu’ya nakil talebi
Duruşma sırasında söz alan Tanju Özcan, savunma sürecini daha etkin yürütebilmek ve avukatlarıyla yüz yüze görüşebilmek adına Bolu’daki bir cezaevine nakledilmek için resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki diğer süreçlerine odaklanmak istediğini belirten Özcan, mahkemeden süre talep etti.
Mahkeme heyeti, dosyayı incelemesi gereken cumhuriyet savcısının değişmiş olması ve savunma makamına hazırlık süresi tanınması gerekçeleriyle her iki davanın da 13 Temmuz tarihine ertelenmesine karar verdi.