1926 yılında Bakü'de filizlenen ancak siyasi engeller nedeniyle yarım kalan o büyük vizyon, bir asır sonra Özbekistan'ın kadim şehri Semerkant'ta hayat buldu.
Tarihin tozlu sayfalarında kalan bir söz, nihayet yerine getirildi. 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı'nın kapanışında alınan ve bir sonraki buluşmanın Semerkant'ta yapılmasına dair o tarihi karar, aradan geçen 100 yılın ardından hayata geçirildi. Yunus Emre Enstitüsü, Türk Dil Kurumu, Marmara Üniversitesi ve Semerkant Devlet Üniversitesi’nin ortak girişimiyle düzenlenen "100 Yıllık Vasiyet: Semerkant Türkoloji Kurultayı", Türk dünyasının bilim insanlarını tarihi bir misyon için bir araya getirdi.
Dijital çağda ortak dil vizyonu
5-6 Haziran tarihlerinde gerçekleşen dev organizasyonda, Türkiye'den Kuzey Makedonya'ya kadar geniş bir coğrafyadan gelen uzmanlar, Türkçenin geleceğini masaya yatırdı. Kurultayın açılışında konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, bu buluşmanın sadece geçmişe duyulan bir vefa borcu olmadığını, aynı zamanda Türkoloji çalışmalarını dijital dünyanın gerekliliklerine göre yeniden kurgulama hedefi taşıdığını vurguladı.
15 oturumluk bilimsel seferberlik
İki gün süren yoğun programda, ortak alfabe arayışlarından kültürel etkileşime kadar pek çok kritik başlık 15 ayrı oturumda derinlemesine incelendi. Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendirmeyi amaçlayan bu akademik zirve, sadece bir toplantı olarak kalmayacak. Sunulan tüm bildirilerin kitaplaştırılarak literatüre kazandırılacağı belirtilirken, kurultayın uzun vadeli bilimsel iş birlikleri için güçlü bir temel oluşturduğu ifade edildi. Yüzyıl önce atılan tohumlar, bugün Semerkant'ta ortak bir vizyonla yeniden yeşerdi.