Yeni Birlik Gazetesi Yerel Haberler Tatvan sahilindeki dolgu çalışmaları van gölü ekosistemine ciddi zarar verebilir

Tatvan sahilindeki dolgu çalışmaları van gölü ekosistemine ciddi zarar verebilir

Uzmanlar, tatvan sahilindeki dolgu çalışmalarının van gölü ekosisteminde ekolojik tehlikeye yol açabileceğini uyarıyor.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi MYO Çevre Koruma Teknolojileri Bölüm Başkanı ve Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği (ASAD) kurucu üyesi Prof. Dr. Edip Avşar, Tatvan sahilinde yürütülen dolgu çalışmalarının Van Gölü kıyı ekosistemi üzerinde ciddi çevresel ve hukuki riskler oluşturabileceğini belirtti.

Son günlerde Tatvan sahilinde Van Gölü sularının çekilmesiyle ortaya çıkan alanların, DEM Partili Tatvan Belediyesi tarafından dışarıdan taşınan toprakla doldurulduğuna ilişkin görüntüler kamuoyunda tartışma konusu oldu. Belediyenin bu çalışmayı "görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak" amacıyla yaptığı ifade edilse de, uzmanlar meselenin yalnızca estetik açıdan değil; ekolojik, afet yönetimi ve sürdürülebilir çevre perspektifinden de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Edip Avşar, dolgu çalışmalarının bilimsel açıdan göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek, dışarıdan getirilen toprağın gölün doğal yapısını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Avşar, "Van Gölü yüksek alkali yapıya sahip, kendine özgü bir ekosistemdir. Dışarıdan getirilen toprağın içerdiği organik maddeler ile azot, fosfor ve muhtemel tarımsal kimyasallar zamanla göle karışarak suyun kimyasal dengesini bozabilir. Bu durum özellikle sığ kıyı kesimlerinde alg patlamalarına neden olabilir ve sudaki çözünmüş oksijen miktarını azaltabilir" dedi.

Dışarıdan getirilen toprağın göl suyuyla temas etmesinin kıyıda kalıcı bulanıklık oluşturabileceğine dikkat çeken Avşar, bu durumun güneş ışığının suyun alt katmanlarına ulaşmasını engelleyerek sucul bitki yaşamını olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Su seviyesindeki değişimlerin Van Gölü’nde doğal bir süreç olduğunu belirten Avşar, "Sular yeniden yükseldiğinde veya dalga hareketlerinin arttığı dönemlerde kıyıya dökülen gevşek toprak hızla erozyona uğrayabilir. Bu, göl tabanındaki sedimantasyon yapısını değiştirebilir, kıyı morfolojisini bozabilir ve yeraltı suları ile göl arasındaki doğal hidrolik bağlantıyı olumsuz etkileyebilir" diye konuştu.

Avşar, konunun hukuki boyutuna da değinerek, Anayasa’nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu hatırlattı. Kıyılarda dolgu yapılmasının ancak kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarda ve gerekli izinler alınarak mümkün olduğuna dikkat çeken Avşar, "Anayasa’nın 43. Maddesi uyarınca kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kamu yararı gözetilmesi anayasal bir zorunluluktur. 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. Maddesine göre, kıyılarda dolgu yapılması ancak kamu yararının zorunlu kıldığı liman, dalgakıran ve benzeri durumlarda ve onaylı imar planı kararıyla yapılabilir. Görüntü kirliliğini gidermek veya peyzaj amacıyla kıyı doldurulamaz" dedi.

Van Gölü’nün Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında korunması gereken hassas alanlardan biri olduğuna vurgu yapan Avşar, bu tür uygulamaların Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi ve gerekli izin süreçlerinin işletilmesi gerektiğini kaydetti. Dolgu çalışmasının estetik kaygılarla yapılmasının kamu yararı kavramıyla uzlaşmadığını savunan Avşar, "Su seviyesindeki çekilme doğal bir ekolojik süreçtir. Bu alanların toprakla doldurulması kısa vadede görsel bir değişiklik sağlasa da uzun vadede su kalitesinin bozulmasına, kıyıda çamurlaşma ve koku oluşumuna neden olabilir. Bu durum kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına ve kamu zararına yol açabilir" ifadelerini kullandı.

TATVAN SAHİLİNDEKİ DOLGU ÇALIŞMASI

TATVAN SAHİLİNDEKİ DOLGU ÇALIŞMASI

PROF. DR. EDİP AVŞAR