Kayseri’nin gastronomi haritasında çok özel bir yere sahip olan, görünümü ve tadıyla standart patlıcanlardan ayrılan coğrafi işaretli Yamula patlıcanında beklenen hasat dönemi başladı. Kocasinan ilçesinde, Kızılırmak Nehri’nin hayat verdiği mikroklimalı topraklarında yetişen bu özel ürün, rengi, çekirdeksiz dokusu ve kendine has aromasıyla hem bölge üreticisinin ana geçim kaynağı olmayı hem de tüketicilerin gözdesi olmayı sürdürüyor.
Sadece Üç Mahallede Bu Tadı Yakalayabiliyor
Yamula patlıcanı, coğrafi tescil sınırları içerisinde yer alan Yemliha, Ebiç ve Mahzemin mahallelerinde üretiliyor. Ürünü eşsiz kılan en belirgin özellikleri ise mor-beyaz belirgin çizgileri ve neredeyse tamamen çekirdeksiz olan etli yapısı. Yöre halkı ve üreticiler, toprak yapısı ve sudan kaynaklanan bu özel lezzetin, birkaç kilometre ötedeki komşu köylerde yetiştirilen aynı tohumlarda dahi yakalanamadığını vurguluyor.

Nisan’dan Temmuz’a Uzanan İlmik İlmik Emek
Yaklaşık yarım asırdır bölgede tarımla uğraşan deneyimli çiftçi Ahmet Bulut, Yamula patlıcanının tarladan sofraya geliş sürecinin büyük bir özveri gerektirdiğini ifade ediyor. Nisan ayında toprakla buluşturulan ata tohumlarının, Temmuz ortası itibarıyla meyve vermeye başladığını belirten Bulut; çapalama, ot temizliği ve toplama aşamalarında yoğun bir iş gücüne ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Üreticiler, dışarıdan hazır fide almak yerine her yıl kendi mahsullerinden ayırdıkları yerli tohumları kullanarak genetik miras koruyuculuğu da yapıyor.

Kalite Memnun Etti, Mantar Hastalığı Verimi Düşürdü
Bu yılki rekolte ve ürün kalitesini değerlendiren çiftçiler, hava şartları ve bakımla birlikte meyve kalitesinin oldukça yüksek olduğunu aktarıyor. Ancak köklerde ortaya çıkan mantar hastalığı üreticinin tadını biraz kaçırmış durumda. Bazı ekim alanlarında ciddi verim kayıplarına yol açan hastalık nedeniyle bu sezon rekolte beklentilerin altında kalsa da, toplanan mahsulün pazarda büyük ilgi görmesi bekleniyor.