STM ana yükleniciliğinde Malezya için üretilen üç korvetlik seride üretim hızı zirveye ulaştı. İlk geminin ardından sadece 14 gün sonra ikinci platformu denize indiren Türk mühendisliği, ağustos ayında üçüncü gemiyi de suya indirmeyi hedefliyor.
Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki küresel ihracat başarısı, Malezya Kraliyet Donanması için yürütülen LMS Batch-2 projesi ile yeni bir boyuta taşındı. İstanbul Denizcilik Tersanesi'nde düzenlenen törenle, projenin ikinci gemisi olan "Raja Laut" görkemli bir şekilde denize indirildi.
Rekor üretim temposu dikkat çekiyor
Törende konuşan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki operasyonel hızını vurguladı. İki hafta gibi kısa bir süre içerisinde ikinci geminin suya indirilmesinin, Türk mühendisliğinin lojistik ve üretim kapasitesinin bir kanıtı olduğunu belirten Güleryüz, "Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştirdiğimiz bu ilk korvet ihracatında, serinin üçüncü gemisini de ağustos ayında tamamlayarak 2027 yılı içinde tüm platformları teslim etmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Tarihi isimler denizlerde yaşatılıyor
Proje kapsamında inşa edilen gemiler, Malezya tarihine damga vurmuş önemli figürlerin isimlerini taşıyor. İlk gemiye "Tunku Laksamana Abdul Jalil" ismi verilirken, ikinci gemi olan Raja Laut ise 19. yüzyılda Selangor bölgesindeki deniz ticaretinde kritik rol oynayan tarihi bir figürü onurlandırıyor.
Yerli ve milli sistemlerle donatıldı
İstanbul'da inşa edilen 99,56 metre boyundaki korvetler, yüksek teknolojik donanımlarıyla dikkat çekiyor. ASELSAN'ın geliştirdiği 30 mm Muhafız sistemi, Cenk 3D Arama Radarı ve Akrep Atış Kontrol Radarı gibi kritik sistemlerin yanı sıra, gemilerde ROKETSAN imzalı Atmaca gemisavar füzeleri ve HAVELSAN'ın Savaş Yönetim Sistemi (SYS) yer alıyor. 2500 ton deplasmana sahip olan ve 26 knot hıza ulaşabilen bu gemiler, 111 kişilik personel kapasitesiyle Malezya donanmasının gücüne güç katacak.
Stratejik iş birliğinde yeni dönem
Türkiye ve Malezya arasındaki savunma iş birliği, sadece bir gemi inşası değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki devletten devlete (G2G) savunma ticareti anlaşmasının en somut örneği olarak öne çıkıyor. Projenin tüm aşamalarında ana yüklenici olan STM; tasarım, entegrasyon ve lojistik destek süreçlerini yöneterek Türk savunma sanayiinin ihracat vizyonuna büyük bir katkı sunuyor.