Aşırı sıcaklar ve yıkıcı orman yangınlarıyla zorlu bir yaz geçiren Avrupa kıtası, şimdi de sivrisinek kaynaklı sağlık tehdidiyle karşı karşıya. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından paylaşılan son veriler, Batı Nil virüsünün kıta genelindeki yayılımının ivme kazandığını ortaya koydu. Yılın başından bu yana 12 farklı Avrupa ülkesinde toplam 625 vaka kayıtlara geçti.
İtalya Salgının Merkez Üssü Konumunda
ECDC raporuna göre vakaların bölgesel dağılımında belirgin bir yoğunlaşma göze çarpıyor. Liste başı olan İtalya, 311 vaka ile toplam sayının neredeyse yarısını tek başına oluşturuyor. İtalya'yı 157 vakayla Komşumuz Yunanistan ve 63 vakayla İspanya izliyor.

Salgının bilançosunda diğer Avrupa ülkeleri ise şu şekilde sıralanıyor:
Kuzey Makedonya: 37 vaka
Romanya: 28 vaka
Fransa: 17 vaka
Sırbistan: 6 vaka
Hollanda: 2 vaka
Arnavutluk, Avusturya, Almanya ve Kosova: 1'er vaka
Haritada virüsün görüldüğü toplam bölge sayısı 99’a ulaşırken, yalnızca bu hafta içinde 21 yeni bölgenin ilk kez virüsle tanışması tehlikenin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Batı Nil Virüsü Nasıl Bulaşır ve Belirtileri Nelerdir?
Doğadaki ana kaynağı yabani kuşlar olan Batı Nil virüsü, doğrudan insandan insana bulaşma özelliği taşımıyor. Enfeksiyon döngüsü, kuşlardan kan emen Culex cinsi sivrisineklerin insanları veya atları ısırmasıyla gerçekleşiyor.
Virüsle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 80'i herhangi bir hastalık belirtisi göstermeden süreci atlatıyor. Ancak virüsün etki ettiği diğer grupta; sudden gelişen yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, kusma ile ciltte döküntüler gibi grip benzeri semptomlar tablosu ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, özellikle risk altındaki bölgelerde sivrisinek ısırıklarına karşı korunma tedbirlerinin artırılması gerektiği hususunda uyarıda bulunuyor.