İrlanda'da gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları gayriresmî toplantısının ana gündem maddelerinden biri olan “dondurulmuş Rus varlıkları”, üye ülkeler arasında fikir ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. İsveç, Hollanda, Polonya ve İspanya'nın girişimiyle yeniden tartışmaya açılan konu, masadaki diğer meslektaşlar tarafından yeterli ilgi görmedi.
Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Belçikalı yetkili, ülkesinin son 1 yıldır süregelen tutumunda bir değişiklik olmadığını vurguladı. İtirazların arkasındaki hukuki ve finansal gerekçelerin ortadan kalkmadığına işaret edilerek, bu varlıkların el koyma niteliği taşıyacak bir süreçle kullanılmasının barındırdığı büyük risklerin altı çizildi. Ukrayna'nın kısa vadeli bütçe ihtiyaçlarının bilincinde olduklarını ve desteğin sürmesi gerektiğini belirten Belçika, planın doğurabileceği tazminat talepleri ve davalara karşı yeterli güvence içermediğini savundu.
4 Ülkeden Ortak Mektup ve Yeni Seçenek Çağrısı
Geçtiğimiz hafta İsveç, Hollanda, Polonya ve İspanya dışişleri bakanları, AB'ye gönderdikleri ortak mektup ile dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'yı desteklemek amacıyla değerlendirilmesi çağrısında bulunmuştu. Ukrayna'nın hem kısa hem de uzun vadede daha fazla mâlî desteğe gereksinim duyduğuna dikkat çeken dörtlü, Rus varlıklarından en üst düzeyde yararlanma zamanının geldiğini savunmuştu.
Söz konusu mektupta, geliştirilecek tüm mekanizmaların uluslararası hukuka tam uyum sağlaması gerektiği belirtilirken, süreç boyunca ortaya çıkabilecek ekonomik ve mâlî yüklerin tüm AB üyeleri tarafından ortaklaşa üstlenilmesi şartı koşulmuştu.
210 Milyar Avroluk Varlık ve Euroclear Çıkmazı
Şubat 2022'de tırmanan savaşın ardından devreye sokulan yaptırımlar çerçevesinde, Rusya Merkez Bankası'na ait yaklaşık 210 milyar avroluk varlık AB sınırları içinde donduruldu. Bu devasa kaynağın yaklaşık 185 milyar avroluk büyük kısmı, Brüksel merkezli uluslararası menkul kıymet takas ve saklama kuruluşu Euroclear bünyesinde tutuluyor.
Geçtiğimiz yıl AB Komisyonu, bu varlıklardan elde edilen nakit akışının Ukrayna adına sağlanacak kredilerin finansmanında kullanılmasını önermişti. Ancak Belçika'nın Rusya'dan gelebilecek olası davalara karşı risk paylaşımında yeterli güvence talep etmesi ve bu çekincelerin giderilememesi üzerine plan hayata geçirilememişti. Belçika'nın itirazları sonrasında AB üyesi ülkeler, Ukrayna'ya 90 milyar avroluk kaynağın ortak borçlanma modeliyle sağlanmasında uzlaşmıştı.