İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü gayrimeşru genişleme hamleleri ve bölgede giderek artan yerleşimci baskısı, uluslararası kamuoyunda dev bir yaptırım dalgasına dönüştü. Fransa, İngiltere ve Kanada liderliğinde bir araya gelen 12 ülke, uluslararası hukuka aykırı şekilde kurulan yerleşim birimlerinden ihraç edilen ürünlerin ticaretini durdurmak amacıyla ortak bir deklarasyona imza attı.
Kapsamlı yaptırım paketinin yanı sıra İngiltere, illegal yerleşimlerin finansmanını sağlayan, genişlemesine katkıda bulunan veya bu süreci destekleyen kişi ve kurumsal yapılara karşı da bireysel kısıtlamalar uygulayacağını bildirdi.
İki Devletli Çözüm Tehlikede Uyarısı
12 ülkenin imzasıyla yayımlanan ortak bildiride, Tel Aviv yönetiminin Batı Şeria’da izlediği tutumun bölgedeki kalıcı barış zeminini dinamitlediği vurgulandı. Şiddet olaylarının ve yasa dışı yapılaşmanın tarihin en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle E1 adı verilen dev yerleşim projesinin ihale aşamasına getirilmesi kesin bir dille reddedildi.
Açıklamada, Filistin topraklarının fiilen ilhak edilmesine ve sivil halkın zorla yerinden edilmesine imkan tanıyan adımlara geçit verilmeyeceği altı çizildi. Tel Aviv yönetimine; inşa faaliyetlerini derhal durdurma, şiddete karışan yerleşimcileri yargı önüne çıkarma ve güvenlik güçleri hakkındaki suistimal iddialarını soruşturma çağrısı yapıldı. Bildiride ayrıca 7 Ekim saldırıları kınanırken, İsrail'in meşru güvenlik hakları ile antisemitizmle mücadelenin önemi teyit edildi.
Londra’dan "Etnik Temizlik" Tespiti ve İthalat Yasağı
İngiltere Avam Kamarası’nda konuşan Dışişleri Bakanı Miliband, Batı Şeria’nın belirli bölgelerinde Filistinli nüfusa yönelik bir "etnik temizlik" yürütüldüğü yönündeki değerlendirmelere katıldıklarını ifade etti. İsrail hükümetinin bu duruma göz yumduğunu ve bazı kabine üyelerinin zorunlu göçü açıkça desteklediğini belirten Miliband, işgal altındaki alanlarda üretilen mallara dönük ithalat yasağının kısa sürede yürürlüğe gireceğini duyurdu.

İngiltere Dışişleri Bakanı; Fransa ve Kanada'nın yanı sıra Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç'in de ulusal prosedürler ya da Avrupa Birliği mekanizmaları üzerinden bu kısıtlamalara dahil olacağını aktardı.
Fransa Ticari İlişkileri Askıya Alıyor
Fransa Dışişleri Bakanı Barrot da ülkesinin bu yaptırım blokunda aktif yer aldığını teyit etti. Fransa'nın işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren yasa dışı yerleşimlerle olan tüm ticari münasebetlerini sonlandıracağını ifade eden Barrot, ülkesinin ticari kanallar aracılığıyla hem İsraillilerin hem de Filistinlilerin güvenliğini tehdit eden mevcut statükoyu finanse etmeyeceğini vurguladı.
ABD ve İsrail Cephesinden Misilleme Söylemi
Alınan yaptırım kararları Washington ve Tel Aviv hattında sert tepkiyle karşılandı. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee, söz konusu kararların ayrımcılık teşkil ettiğini savunarak ABD'li bazı eyaletlerin İngiliz firmalarına karşı ticari misilleme yapabileceğini öne sürdü. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kararı "tarihi bir hesap hatası" olarak nitelendirirken, İsrail Dışişleri Bakanı Sa'ar ise İngiltere'yi açıkça hedef alarak Tel Aviv'in elindeki diplomatik ve ticari kozları İngiltere'ye karşı kullanacağını beyan etti.