Birleşmiş Milletler (BM), Ortadoğu’da tırmanan gerilimin gölgesinde kalan Lübnan’daki insani bilançoyu açıkladı. BM Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından yapılan bilgilendirmede, ülkenin güney kesimlerinde yeniden ivme kazanan çatışmalar yüzünden yaklaşık 330 bin vatandaşın halen yerinden edilmiş halde yaşam mücadelesi verdiği belirtildi.
Son aylarda Güney Valiliği başta olmak üzere evlerini terk etmek zorunda kalanların %90’ını kapsayan yaklaşık 820 bin kişinin memleketlerine döndüğü kaydedilse de, sahadaki kriz etkisini sürdürüyor. Güvenlik riski ve tahrip olan altyapı, hayatın normale dönmesini zorlaştırıyor.
İnsani Yardımlara Erişim Engeli Alarm Veriyor
BM kanadından yapılan uyarılarda öne çıkan en kritik konu ise insani yardım koridorlarının kapanması oldu. Özellikle Litani Nehri’nin güneyindeki yerleşim yerlerinde gıda ve temel hizmetlerin ulaştırılmasında ciddi aksamalar yaşanıyor.
Sözcü Dujarric, lojistik ve güvenlik kısıtlamalarının yardım ekiplerinin bölgeye ulaşmasını doğrudan engellediğini vurguladı. Temel ihtiyaç maddelerinin dağıtımının gecikmesi, bölgede kalan ve geri dönmeye çalışan sivil halkın mağduriyetini artırıyor. BM yetkilileri, insani desteğin sürdürülebilmesi için engelsiz erişim çağrısını yineledi.
Askeri Operasyonlar ve Diplomasi Trafiği
Bölgedeki hareketlilik, İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı askeri harekâtın ardından güney bölgelerine doğru ilerlemesiyle tırmandı. Haziran ayında ABD arabuluculuğunda yürütülen diplomasi trafiğiyle bir çerçeve anlaşmasına varılmıştı. Bu mutabakat, İsrail’in işgal ettiği alanlardan aşamalı olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun konuşlanarak gayrinizami silahlı grupların silahsızlandırılmasını hedefliyordu.
Ancak diplomatik kanallardaki müzakereler devam ederken sahadaki askeri operasyonların ve çatışmaların durmaması, varılan anlaşmanın uygulanabilirliğini riske atıyor.
Gazze’de Çocuk Ölümleri Ve Altyapı Yıkımı
BM’nin gündemindeki bir diğer sıcak nokta ise Gazze Şeridi oldu. Bölgedeki hava saldırılarının siviller üzerindeki etkisine değinen Dujarric, UNICEF verilerine dayanarak son günlerde 2 ila 16 yaşları arasında dört çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı.
Hava saldırılarının sadece can kaybına yol açmadığı, aynı zamanda insani yardım depolarını ve kritik su altyapılarını da hedef aldığı bildirildi. BM yetkilileri, uluslararası hukuk gereği sivillerin, insani yardım tesislerinin ve yaşam alanlarının koruma altında olması gerektiğinin altını çizdi.