Yeni Birlik Gazetesi Dünya Doğu Kudüs'te İsrail kısıtlamaları: 32 Filistinli 2 haftadır mahsur

Doğu Kudüs'te İsrail kısıtlamaları: 32 Filistinli 2 haftadır mahsur

İsrail’in Beyt İksa köyünde uyguladığı sözde "güvenlik yasakları" nedeniyle onlarca Filistinli 2 haftadır evlerine ulaşamıyor ve temel haklarından mahrum bırakılıyor.

İsrail ordusunun uyguladığı ağır kısıtlamalar nedeniyle, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeybatısında bulunan Beyt İksa köyündeki 32 Filistinlinin 2 haftadır mahsur kaldığı bildirildi. Kudüs Valiliği tarafından yapılan resmî açıklamaya göre, bölgedeki izolasyon politikaları sivillerin günlük yaşamını felç ediyor; temel haklarından mahrum bırakıyor.

"güvenlik yasağı" bahanesiyle eve dönüş engeli

İsrail makamları, haklarında "güvenlik yasağı" bulunduğu gerekçesiyle 13 Filistinlinin köye girmesine ve evlerine dönmesine izin vermiyor. Öte yandan köy içinde bulunan 19 Filistinli ise dışarı çıkmaları halinde İsrail güçlerince geri dönmelerinin engellenmesinden endişe ettikleri için evlerinden ayrılamıyor. Bu durum, özellikle sağlık hizmetlerine erişimi imkânsız hale getirirken, acil tedavi görmesi gereken hastalar geri dönememe korkusuyla seyahat edemiyor.

manyetik kart ve özel izin zorunluluğu tecridi arttırıyor

Valilik, 27 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında da İsrail makamlarının Beyt İksa, Nebi Samuel köyleri ve El-Halayile mahallesinde yaşayanlara giriş-çıkış için "özel izin" şartı getirdiğini hatırlatmıştı. 2025 yılı sonlarında ise kontrol noktaları arkasında kalan bölge sakinleri için manyetik kart uygulaması devreye sokuldu. Bu sistem, eski tutuklular ve kısıtlamaya tabi tutulan kişiler için köyü adeta açık cezaevine dönüştürdü.

koordinasyon krizleri mağduriyeti büyütüyor

Filistin İrtibat Birimi'nin mağdur vatandaşların evlerine ulaşabilmesi için İsrail tarafına isim listeleri sunduğu, ancak son dönemde bazı isimlerin listeden çıkarılması sebebiyle söz konusu kişilerin köylerinin dışında mahsur kaldığı ifade edildi. Yaşanan bu gelişmeler, İsrail’in Kudüs’ün kuzeybatısındaki Filistinlilere yönelik hareket özgürlüğünü kısıtlama ve topraklarıyla olan bağlarını koparma politikasını gözler önüne seriyor.