EMRE KAYMAKÇI / ÖZEL HABER
İspanya'da başkent Madrid’in Retiro semtinde, 1950'lerden bu yana aynı evde yaşayan 87 yaşındaki Mari Carmen’in hayatı, dairesinin bir gayrimenkul yatırım fonu (Urbagestion) tarafından satın alınmasıyla altüst oldu. Şirketin kira bedelini aylık 2 bin 650 avroya çıkaran yüzde 250’lik zam dayatmasını emekli maaşıyla karşılayamayan yaşlı kadın, mahkeme kararıyla karşı karşıya kaldı.
Polis nezaretinde gerçekleştirilen operasyonda, sağlık sorunları bulunan Mari Carmen sedyeye konularak evinden dışarı atıldı. Sedyedeki yaşlı kadının görüntüleri İspanya genelinde büyük bir tartışma yarattı. Olayın ardından avukatlar şirketle anlaşma aşamasına gelse de, tahliye anında ağır travma ve kaygı krizi geçiren Mari Carmen kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

İspanya'da Taşları Yerinden Oynatan Sonuçlar
Mari Carmen’in trajik ölümü, İspanya’da yıllardır biriken konut krizinde bardağı taşıran son damla oldu ve ülkede köklü değişimleri beraberinde getirdi:
Siyasette "Maricarmen Kararnameleri": İspanya Hükümeti, kamuoyu baskısı üzerine evden çıkarmaları zorlaştıran, kira artışlarına tavan getiren ve kırılgan grupları koruyan acil yasaları kabul etti. İspanyol basını ve kamuoyu bu düzenlemeleri "Decreto Maricarmen" (Maricarmen Kararnamesi) olarak adlandırdı.
Erken Seçim Kararı: Büyüyen halk eylemleri ve parlamentoda konut yasaları üzerine yaşanan kilitlenme sonrası Başbakan Pedro Sánchez, ülkeyi erken seçime götürme kararı aldı.
Genel Grev Çağrısı: Sendikalar ve kiracı örgütleri, barınma hakkının anayasal güvenceye alınması ve gayrimenkul fonlarına sınırlama getirilmesi talebiyle 11 Kasım tarihinde ülke çapında genel grev ilan etti.

Vefatın ardından Madrid Kiracılar Sendikası (Sindicato de Inquilinas de Madrid) yaptığı resmi paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Bir gün burada, Madrid'de, bizden çalmak istedikleri evleri savunmak için bir araya geldik. Maricarmen, yalnız değilsin; hiçbir şey bizi durduramaz. Sendika bir ailedir; bunun için mücadele edeceğiz.”