Orta Doğu’da İran ile tırmanan askeri gerilim, bölgede aylardır konuşlu bulunan Amerikan donanmasında ciddi bir yıpranmayı beraberinde getirdi. Geçtiğimiz yılın kasım ayından bu yana kritik operasyonlarda aktif rol üstlenen USS Abraham Lincoln uçak gemisinde görev yapan personelin, hem fiziksel hem de psikolojik sınırları zorlayan koşullarla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Yaklaşık 5 bin askeri personeli barındıran dev platformun, görev süresinin defalarca uzatılması ve 200 günü aşkın süredir tek bir limana dahi demirlememesi krizin fitilini ateşledi.
Psikolojik Çöküş İddiası: "Gemiden Atlamaya Çalışan Askerler Var"
Washington kaynaklarına yansıyan ve gündeme bomba gibi düşen iddialara göre, aileleriyle iletişim kurmakta büyük zorluk yaşayan askerler arasında ciddi bir psikolojik çöküş yaşanıyor. Yaşam koşullarının ağırlaştığı gemide bazı personelin kendilerine zarar vermeye çalıştığı, hatta bazılarının denize atlama girişiminde bulunduğu öne sürülüyor.
Gemideki krizin yalnızca psikolojik baskıyla sınırlı kalmadığı; temiz su, temel gıda, hijyen malzemeleri ve tuvalet gibi en temel insani ihtiyaçların karşılanmasında da büyük aksamalar yaşandığı iddialar arasında yer alıyor.
Pentagon'dan Yalanlama: "Koşullar Spekülasyondan İbaret"
Gemideki lojistik ve psikolojik krize dair iddialar dünya basınında geniş yer bulurken, Pentagon cephesinden yanıt gecikmedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, personelin kötü koşullarda görev yaptığına ve intihar girişimlerine dair haberleri kesin bir dille reddederek söz konusu iddiaları yalanladı.
Güneydoğu Asya’dan Yeni Sevkiyat: Nöbet Değişimi Başlıyor
Yalanlamalara rağmen Washington yönetimi, bölgedeki askeri varlığında zorunlu bir rotasyona gitmeye hazırlanıyor. USS Abraham Lincoln’ün yaşadığı bu sürecin ardından görevini devralmak üzere USS George Washington uçak gemisi görevlendirildi.
Güvenlik kaynakları, şu anda Güneydoğu Asya’da Malakka Boğazı civarında seyreden USS George Washington’un kısa süre içinde Orta Doğu’ya ulaşacağını bildirdi. Yetkililer, yapılan bu sancak değişiminin krizden ziyade önceden planlanmış bir takvim çerçevesinde gerçekleştiğini vurguluyor. Ancak askeri uzmanlar, yeni geminin konuşlanmasıyla birlikte ABD’nin İran’a yönelik deniz gücü dağılımında ve Orta Doğu stratejisinde yeni bir yapılanmaya gideceğini değerlendiriyor.