Uluslararası medya temsilcileri, Türkiye’nin artan ekonomik dinamizmini, stratejik yatırım olanaklarını ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlık sürecindeki kilit rolünü değerlendirdi. İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi iş birliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen "Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye" medya programı, uluslararası çevrelerde geniş yankı buldu.
Etkinliğe katılan Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisinde Akredite Basın Mensupları Birliği (ACANU) Başkanı ve kıdemli muhabir Dina Abi Saab ile Cenevre merkezli gazeteci John Zarocostas, Türkiye’nin küresel ölçekteki potansiyeline ve sürdürülebilirlik adımlarına dair gözlemlerini paylaştı.
Bölgesel Bağlantısallık ve Çok Boyutlu Kalkınma Hamlesi
İstanbul ziyaretinin ardından Türkiye’nin stratejik konumunun bilincinde bir ülke profili çizdiğini belirten Dina Abi Saab, bu coğrafi avantajın nüfuz, bağlantısallık ve uzun vadeli kalkınma ekseninde kararlı bir biçimde dönüştürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin iklim politikası, kentsel dönüşüm ve teknoloji başlıklarını bağımsız alanlar olarak ele almadığına, aksine bunları ekonomik dayanıklılığı arttırma ve küresel iş birliğini güçlendirme vizyonunun bütünleyici unsurları olarak gördüğüne dikkati çekti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirilen görüşmenin, iklim eylemini somut bir zemine taşıdığını aktaran Saab, Sıfır Atık girişimi ile atık azaltımı, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi anlayışının kamusal yaşamda daha görünür hale geldiğini vurguladı. Ayrıca 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından 11 il genelinde iklime dirençli tasarım, yenilenebilir enerji uyumluluğu ve Sıfır Atık ilkeleri çerçevesinde 455 bin konut, iş yeri ve köy evinin inşa edilmesinin gelecekteki şoklara karşı örnek bir hazırlık süreci sunduğunu kaydetti.

COP31 İçin Güçlü Lojistik Altyapı ve Kurumsal Kapasite
Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmak için gereken lojistik deneyime ve kurumsal kapasiteye sahip olduğunu belirten Saab, ülkenin diplomatik bağları sayesinde gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasında köprü kurabileceğini ifade etti. Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek zirvenin; iklim finansmanı, yenilenebilir enerji, temiz teknoloji ve düşük karbonlu endüstri alanındaki fırsatları öne çıkaracağını dile getirdi. SAHA İstanbul ve Borsa İstanbul’daki genç liderlerle yapılan görüşmelerin de finans, endüstri ve stratejik yatırımlara yeni uzmanlık kazandırma çabasını net biçimde ortaya koyduğunu belirtti.
Altyapı Yatırımları ve Yabancı Yatırımcı İçin Cazibe Unsurları
Türkiye'yi 24 yıl aradan sonra yeniden ziyaret ettiğini belirten John Zarocostas ise kara, demir ve hava yolu ulaşım ağları ile telekomünikasyon altyapısındaki büyük gelişmelere dikkati çekti. COP31 sürecindeki en temel eşiğin finansal kaynakların temini olduğunu belirten Zarocostas, Bakan Murat Kurum'un işaret ettiği üzere sürecin başarılı bir "uygulama COP'u" olabilmesi için becerikli bir diplomasi yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk ekonomistlerin ve yatırım teşvik yetkililerinin Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY) açısından sunduğu avantajları aktaran Zarocostas; ülkenin coğrafi konumu, 86,2 milyonluk dinamik nüfusu, elverişli vergi rejimleri ve nitelikli iş gücü potansiyelinin uluslararası yatırımcılarca yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.