Yunanistan, küresel iklim krizinin tetiklediği aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve kontrol edilmesi güç şiddetli rüzgarların gölgesinde tarihinin en zorlu yaz mevsimlerinden birini geride bırakıyor. Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi (EFFIS) tarafından paylaşılan son veriler, ülkede bu yıl 300 bin dönümden fazla yeşil alanın küle döndüğünü ortaya koyuyor. Özellikle başkent Atina ve çevresinde felaketin boyutları ekolojik bir krize dönüşmüş durumda.
Attika Bölgesi Alarm Veriyor: Yeşil Büyü Yüzde 42 Eridi
Gözlem verilerine göre, 2018 yılından bu yana başkent Atina’yı da içine alan Attika Bölgesi'nde toplamda 480 bin dönümden fazla alan yangınlara teslim oldu. Bu süreçte bölgedeki orman varlığının %42’si haritadan silindi. Temmuz sonunda Viotia’da başlayarak Porto Germeno ve Alepohori gibi sahil yerleşimlerini tehdit eden mega yangın, tek başına 110 bin dönümlük bir alanı yok etti.
Bölgede incelemelerde bulunan çevre uzmanı Pilis, felaketin yalnızca kaybedilen ağaç sayısıyla ölçülemeyeceğini belirtiyor. Doğal bitki örtüsünün ortadan kalkmasıyla birlikte bölgenin mikroiklimi, fauna dengesi ve insan sağlığı doğrudan tehdit altına girdi. Halep çamı ormanlarının eski haline dönmesinin imkansıza yakın olduğunu ifade eden Pilis, bölgede çalı ve otsu bitkilerden oluşan farklı bir bitki örtüsü mozaiğinin oluşacağını öngörüyor.
"En Büyük Tehlike Ormanın Kendini Yenileyememesi"
Ekosistemin geleceğine dair kritik uyarılarda bulunan Pilis, asıl çevre sorununun yanan alanın büyüklüğünden ziyade toprağın kendini toparlayacak zamanı bulup bulamayacağı olduğunu vurguluyor. Yanan alanların yeniden orman dokusuna kavuşabilmesi için bölgenin en az 10-15 yıl boyunca yeni bir yangından korunması gerekiyor.
Yangınlar sadece bitki örtüsünü değil, yaban hayatını da ağır bir şekilde etkiledi. Büyük memeliler güvenli alanlara kaçabilse de küçük memeliler, sürüngenler ve kaplumbağalar alevlerin arasından kurtulamadı. Öte yandan, çıplak kalan toprağın rüzgarla havaya karışması ve yaklaşan sonbahar yağmurlarıyla birlikte yaşanabilecek erozyon ve sel riskleri, bölgedeki insan sağlığı ve su kaynakları için ciddi tehditler barındırıyor.
Yangın Sönmeden Önlem Almak Hayati Önem Taşıyor
Sadece itfaiye ekipmanlarına yatırım yapmanın yeterli olmadığını belirten uzmanlar, ormanların aktif olarak yönetilen ve iklim krizine dirençli ekosistemlere dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor. Yangın mevsimi öncesinde alt vegetasyonun temizlenmesi, yangın emniyet yollarının açılması ve teknolojik imkanların devreye sokulması şart. Bu noktada uydu takibi, insansız hava araçları, sensörler ve yapay zeka destekli erken uyarı sistemlerinin aktif kullanımı öneriliyor.
İklim krizinin yanı sıra insan faktörü de felaketin büyümesinde önemli bir rol oynadı. Yaz boyunca ihmal veya kasıt iddiasıyla çok sayıda kişi gözaltına alınırken, rüzgar türbinleri ve bakımsız elektrik hatlarından sıçrayan kıvılcımlar mercek altına alındı. Yetkililer, ormanlık alanlardan geçen enerji nakil hatları ve santraller için teknik denetimleri sıkılaştırdı.
Havada Çarpışan Helikopterler ve Büyüyen Can Kaybı
Alevlerle mücadele ederken yaşanan can kayıpları ise acının boyutunu artırdı. Girit, Mora Yarımadası ve Selanik yakınlarındaki yangınlarda çok sayıda vatandaş ve itfaiye personeli hayatını kaybetti. Ağustos ayı ortasında Viotia’daki söndürme çalışmalarına katılan iki helikopterin havada çarpışması sonucu mürettebattan iki kişi yaşamını yitirdi. Salamina Adası'ndaki son yangınlarla birlikte 2026 yazındaki toplam can kaybı bilançosu daha da ağırlaştı.