Yunanistan hükümetinin İsrail ile yürütmeye hazırlandığı dev savunma ortaklığı, ülkenin askeri ve politik gündeminde ciddi bir çatlağa yol açtı. İsrail Aerospace Industries (IAI) firmasından tedarik edilmesi öngörülen "Aşil Kalkanı" adlı hava ve füze savunma projesi, Yunanistan'ı Tel Aviv’in stratejik kararlarına bağımlı kılacağı gerekçesiyle sert eleştirilerle karşılaştı.
İsrail İmzalı Ağda Casus Yazılım Gölgesi
Projenin teknik ve siyasi detaylarını masaya yatıran Yunan basını, ihaleyi üstlenen İsrailli IAI şirketinin geçmişteki bağlarına dikkat çekiyor. Ülkede infial yaratan "Predator" skandalının merkezindeki casus yazılım üreticisi Cytrox'un %31'lik hissesinin IAI'ya ait olması, milyarlarca avroluk stratejik ortaklık öncesinde güvenlik kaygılarını artırdı. Yunan kaynakları, ulusal güvenliği ilgilendiren böylesi kritik bir altyapının teslim edileceği yapının kapsamlı bir denetimden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
Komuta Kontrol Tel Aviv'de mi Kalacak?
Savunma kulislerinden sızan bilgilere göre, sistemin en hayati parçalarını oluşturan sensörler, önleme bataryaları ve komuta-kontrol mekanizması Yunan ordusuna tam yetkiyle devredilmeyecek. Askeri yetkililer, sistemin "anahtarlarının" İsrail yönetiminde kalacak olmasının Atina'nın hareket kabiliyetini kısıtlayacağını vurguluyor. Güvenlik uzmanları, hükümetin bu hamleyle ülke savunmasını doğrudan İsrail diplomasisinin inisiyatifine bıraktığı eleştirisinde bulunuyor.
Washington'ın Veto Ettiği Teknolojiyi Atina Alıyor
Sisteme yönelik en somut itirazlardan biri ise ABD'nin geçmişte sergilediği tutum üzerinden şekilleniyor. Washington yönetiminin dahi kaynak kodlarına erişim sağlayamadığı ve tam denetim kuramadığı için satın almaktan vazgeçtiği bu teknoloji, Yunanistan'ın kaynak kodları üzerindeki hakimiyeti konusunda soru işaretleri yaratıyor. Tam kontrol yetkisi olmadan kurulacak bir savunma hattının, kriz anlarında çalışır durumda kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye'ye Karşı Değil Kuzeye Odaklı
Eski Büyükelçi Vasilis Bornovas ve bağımsız savunma analistleri, Aşil Kalkanı'nın işlevselliğine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sistem tasarımının Ege'deki olası bir gerilimde Türkiye'ye karşı koruma sağlamaktan ziyade, Rusya ve kuzey sınırlarından gelebilecek konvansiyonel tehditlere göre kurgulandığı belirtiliyor.