Yunanistan’ın başkenti Atina’yı da sınırları içine alan Attika bölgesinde, son yıllarda ardı arkası kesilmeyen orman yangınları ekosisteme ağır darbe vurmaya devam ediyor. Avrupa Birliği’nin (AB) uzay tabanlı izleme mekanizmaları tarafından sağlanan son veriler, bölgenin batı kesiminde yaşanan çevresel felaketin boyutlarını net bir şekilde ortaya koydu. 2018 ile 2026 yılları arasında meydana gelen dev yangınlar, bölgenin yeşil dokusunun önemli bir kısmını haritadan sildi.
Uydu Verileri Felaketin Boyutunu Belgeledi
AB Copernicus Hızlı Haritalama Servisi ile Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) ortaklaşa yayımladığı güncellenmiş analizler, Attika’nın batısında son 8 yıllık süreçte yaşanan yıkımı gözler önüne serdi.
Ağustos ayı başında kamuoyuyla paylaşılan raporda, 2018’den günümüze kadar bölgeyi etkisi altına alan 6 büyük yangın dalgasında toplamda 480 bin dönümden fazla arazinin tamamen yandığı kaydedildi. Yıkımın boyutunu belirleyen hesaplamaların, 2 Ağustos öğle saatlerine kadar elde edilen yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerine dayandığı bildirildi.
Porto Germeno’da Alevlerle Mücadele Sürüyor
Bölgedeki son kriz ise 31 Temmuz 2026 tarihinde Porto Germeno mevkiinde patlak verdi. Rüzgarın hızı nispeten düşük olmasına rağmen alevlerin kontrol altına alınmasında büyük güçlük yaşanıyor.
Yetkililer, bölgedeki yangının henüz tamamen söndürülemediğini ve hasar tespit çalışmalarının geçici nitelikte olduğunu belirtiyor. Alevlerin tamamen bastırılmasının ardından yapılacak nihai saha incelemeleriyle birlikte, toplam kayıp miktarının daha da yukarı yönlü revize edilebileceği ifade ediliyor.
Uzman Uyarısı: Yangın Kendi Hava Akımını Oluşturdu
Mevcut yangının tehlikeli boyutuna dikkat çeken Yunanistan Ulusal Gözlemevi Yangın Meteorolojisi Uzmanı Kostas Giannaros, Porto Germeno’daki durumun sıradan bir orman yangını parametrelerini aştığını vurguladı.
Giannaros, yangının ulaştığı devasa boyut nedeniyle kendi yerel hava akımını (mikroklima) ürettiğini, bu durumun atmosferik rüzgar zayıf olsa dahi alevlerin kendi oluşturduğu emiş gücüyle ilerlemesine yol açtığını aktardı.
Ağustos ayının yangın meteorolojisi açısından yılın en yüksek risk barındıran periyodu olduğunun altını çizen uzmanlar; bölgenin engebeli topoğrafyası ve kuruyan bitki örtüsünün, yangının doğal bir hat izleyerek yayılmasına zemin hazırladığı konusunda uyarıda bulunuyor.