Yeni Birlik Gazetesi Eğitim Bilim dünyası şokta, 25 ışık yılı uzaktaki büyük sır, uzayda yalnız değiliz dedirtecek keşif

Bilim dünyası şokta, 25 ışık yılı uzaktaki büyük sır, uzayda yalnız değiliz dedirtecek keşif

Astronomlar, Güneş Sistemi'nin hemen yakınında, sıvı su barındırma potansiyeline sahip ve kayalık yapısıyla dikkat çeken yeni bir "süper-Dünya" keşfetti.

Astronomlar, evrende yalnız olup olmadığımızı anlamaya bir adım daha yaklaştı. Güneş Sistemi'ne kozmik ölçekte "kapı komşusu" sayılabilecek bir mesafede, yaşamı destekleme potansiyeli oldukça yüksek yeni bir ötegezegen tespit edildi. Sadece 25 ışık yılı uzaklıkta yer alan ve GJ 3378b olarak adlandırılan bu süper-Dünya, yaşamın temel kaynağı olan sıvı suyu yüzeyinde tutabilme ihtimaliyle bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.

California Üniversitesinden gökbilimci Paul Robertson liderliğindeki bir ekip, GJ 3378 adlı kırmızı cüce yıldızın yörüngesindeki bu gezegene dair ezber bozan verilere ulaştı. Yapılan hassas gözlemler, gezegenin daha önce sanılandan çok daha fazla Dünya benzeri bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaşanabilir Bölgenin Tam Merkezinde

Bir gezegenin yaşam barındırabilmesi için kendi yıldızına olan mesafesi hayati önem taşıyor. Yıldızına çok yakın olan gezegenlerde su buharlaşırken, çok uzak olanlarda ise donuyor. GJ 3378b üzerinde yapılan son yörünge analizleri, gezegenin yıldızı etrafındaki dönüşünü 21,4 günde tamamladığını ve tam olarak bu "güvenli bölgede" (habitable zone) yer aldığını gösterdi.

Gezegenin etrafında döndüğü kırmızı cüce yıldız, bizim Güneş'imize kıyasla daha soğuk ve sönük. Bu durum, yaşanabilir alanın yıldıza çok daha yakın bir mesafede kurulmasını sağlıyor. Uzmanlar, bu süper-Dünya'nın yıldızından aldığı radyasyon miktarının, Dünya’nın Güneş’ten aldığı miktarın yüzde 90’ına denk geldiğini belirtiyor. Bu oran, yaşamın filizlenmesi için ideal bir enerji dengesi anlamına geliyor.

Yeni Ölçümler İhtimali Güçlendirdi: Gaz Devinden Kayalık Dünyaya

Gezegenle ilgili en büyük sürpriz ise kütle hesaplamalarında yaşandı. İlk gözlemlerde Dünya'nın 5,3 katı büyüklükte olduğu tahmin edilen kütle, gelişmiş teknolojik araçlarla yapılan hassas ölçümler sayesinde 2,3 katına revize edildi.

Gökbilimde Dünya kütlesinin 5 katı ve üzerindeki gök cisimleri genellikle Neptün benzeri gaz devleri olarak sınıflandırılıyor. Ancak kütlenin 2,3 düzeyine inmesi, GJ 3378b'nin yoğun gaz bulutlarından oluşmadığını, aksine tıpkı Dünya gibi üzerinde yürünebilecek kayalık ve katı bir yüzeye sahip olduğunu neredeyse kesinleştirdi. Bu durum gezegeni, güneş sistemimizin yakın çevresinde bugüne kadar keşfedilen en net Dünya benzeri ötegezegenlerden biri yapıyor.

Sırada Atmosfer Bilmecesi Var

Elde edilen bu heyecan verici veriler gezegenin kesin olarak yaşanabilir olduğunu kanıtlamaya yetmiyor. Bir gezegenin yüzeyinde sıvı su tutabilmesi için güçlü bir yer çekiminin yanı sıra bunu koruyacak bir atmosfere de ihtiyacı var. GJ 3378b'nin bir atmosfere sahip olup olmadığı ise henüz netlik kazanmadı.

Kırmızı cüce yıldızlar, Güneş'e kıyasla çok daha hareketli yapılarıyla biliniyor. Sık yaşanan güçlü yıldız patlamaları, yakınlarındaki gezegenlerin atmosferini zamanla yok edebiliyor. Bilim insanları şimdi tüm dikkatlerini bu atmosfer bilmecesini çözmeye dikti. Son bulgular, bu yeni dünyayı gelecekte uzay teleskoplarıyla yapılacak yaşam araştırmalarının en öncelikli hedefi haline getirdi.