İstanbul'da bulunan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreni sırasında yaşanan ve sosyal medyada geniş yankı uyandıran olayların ardından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) resmi olarak harekete geçti.
Edinilen bilgilere göre, tören esnasında Kur'an-ı Kerim'den bir ayetin yer aldığı pankartın bir grup öğrenci tarafından fiziki olarak kapatılması ve salondaki bazı katılımcılar tarafından bu eyleme alkışlarla destek verilmesi kamuoyunda büyük tepki topladı. Yaşanan bu hadisenin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan YÖK, söz konusu mezuniyet törenindeki fiiller ve ihmallerle ilgili olarak idari soruşturma düğmesine basıldığını duyurdu.
YÖK'ten konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada, üniversitelerin demokratik ve çoğulcu yapısına vurgu yapıldı. Kurul, "Yeditepe Üniversitesinde gerçekleştirilen Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni sırasında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan olaylarla ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından soruşturma başlatılmıştır. Üniversiteler, farklı görüşlerin ve inançların özgürce barındığı müstesna kurumlardır. Gençlerimizin anayasal güvence altında olan inanç, ifade ve eğitim haklarının zedelenmesine müsamaha gösterilmesi kesinlikle söz konusu olamaz" ifadelerini kullanarak, anayasal hakların çiğnenmesine izin verilmeyeceğinin altını çizdi.
Yükseköğretim kurumlarında disiplin soruşturması süreçleri nasıl işliyor?
YÖK'ün başlattığı bu kapsamlı soruşturma çerçevesinde, hem tören alanında pankartı kapatan öğrencilerin hem de organizasyonda zafiyet gösteren ya da eyleme müdahale etmeyen üniversite idari kadrosunun sorumluluk dereceleri mercek altına alınacak. Müfettişlerin hazırlayacağı rapor doğrultusunda kusurlu bulunan kişiler hakkında mevzuat hükümleri tatbik edilecek.
Eğitimde inanç hürriyeti ve anayasal güvence ilkeleri
YÖK’ün açıklamasında özellikle dikkat çekilen anayasal güvence boyutu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Din ve vicdan hürriyeti" başlıklı 24'üncü maddesi ile "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42'nci maddesine dayanmaktadır. Üniversitelerin her türlü akademik ve dini inancın serbestçe yaşandığı alanlar olması gerektiğini belirten hukukçular, bu tür engelleme girişimlerinin idari suçların yanı sıra Türk Ceza Kanunu kapsamında da karşılığı olabileceğini ifade ediyor.
Soruşturma heyetinin, mezuniyet törenine ait tüm kamera ve cep telefonu kayıtlarını inceleyerek tarafların ifadelerine başvuracağı öğrenildi. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyetinde yaşanan bu olayla ilgili hukuki ve idari sürecin şeffaf bir şekilde yürütülerek kısa sürede neticelendirilmesi ve sonuç raporunun kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.