İklim değişikliğinin tetiklediği deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleşen tür göçleri, Akdeniz’deki yerel balıkçılığı ve biyoçeşitliliği ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Bölgedeki en baskın ve zararlı istilacı türlerin başında gelen balon balığıyla mücadele için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan teşvik programı ise meyvelerini veriyor. Yürütülen planlı avcılık faaliyetleri sayesinde, potansiyel olarak ekosisteme katılabilecek yaklaşık 50 milyon yeni balon balığının üremesi başarıyla engellendi.
Bilimsel Verilerle Yürütülen Geri Alım Teşvikleri
Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Akdeniz biyolojik çeşitliliğini koruma hedefiyle 2020 yılında hayata geçirilen destekleme projesinin detaylarını paylaştı. Türkyılmaz, kıyı sularımızda varlığı tespit edilen 8 farklı balon balığı türü arasından en büyük tahribatı yaratan benekli balon balığı için adet başına 35 lira, diğer türler için ise 10 lira ödeme yapıldığını belirtti.
Balıkçıların yoğun ilgisi nedeniyle diğer türler için belirlenen kotanın hızla dolduğunu vurgulayan Türkyılmaz, Cumhurbaşkanı Kararı ile yeni adımların atıldığını aktardı. Buna göre benekli türdeki 100 bin adetlik kota korünurken, diğer türlerdeki alım limiti 200 binden 1 milyona çıkarılarak mücadelenin etki alanı genişletildi.
6 Yılda 665 Bin Balık Denizlerden Temizlendi
Uygulamanın sahada birebir kontrol ve sayım sistemiyle yürütüldüğünü ifade eden Türkyılmaz, son 6 yıllık süreçte toplam 665 bin balon balığının denizel yaşam alanlarından uzaklaştırıldığını bildirdi. Temizlenen bu popülasyonun 276 binlik kısmını en tehlikeli tür olan benekli balon balığı oluşturdu. Mücadeleye aktif katılan balıkçılara bugüne kadar güncel değerlerle yaklaşık 13 milyon lira doğrudan destek sağlandı.
Bilimsel modellemeler, avlanan tek bir ergin balığın dahi engellenen yumurtlama kapasitesi göz önüne alındığında, denizlerimizin devasa bir istiladan korunduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin Mücadele Modeli Akdeniz’e Örnek Oluyor
Sadece yerel ekosistemi korumakla kalmayan bu stratejik hamle, uluslararası alanda da dikkat çekiyor. Türkiye’nin istilacı türlerin kontrol altına alınmasında uyguladığı para ödüllü geri alım modeli, Akdeniz’e kıyısı bulunan diğer ülkeler tarafından da incelenerek benzer projelerin başlatılmasına öncülük etti.
Saha verilerinin ve bölgesel popülasyon hareketlerinin anlık olarak izlendiğini belirten yetkililer, 2026 yılıyla birlikte alım kotalarının artırılmasıyla mücadelenin çok daha agresif ve sonuç odaklı bir boyuta taşınacağını vurguluyor.