Yeni Birlik Gazetesi
54,4576 %0.08
63,5368 %0.25
33,0431 %0.22
3.045.064 %-0.21
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Bir türbinle üç kat elektrik: Avrupa'nın enerji krizine karşı yeni kozu 'yenileme' yatırımları

Bir türbinle üç kat elektrik: Avrupa'nın enerji krizine karşı yeni kozu 'yenileme' yatırımları

Avrupa genelinde ekonomik ömrünü tamamlayan ilk nesil rüzgar türbinleri sökülerek yerlerine yüksek teknolojili dev santraller kuruluyor; ancak idari ve bürokratik engeller 2030 iklim hedeflerini gölgeleme riski taşıyor.

KAYNAK: AA

Avrupa genelinde 2000’li yılların başında faaliyete geçen ilk nesil karasal rüzgar santralleri, 20 ila 25 yıllık teknik ve ekonomik işletme ömürlerinin sonuna yaklaşıyor. Enerji sektöründe "repowering" (yeniden güçlendirme ve modernizasyon) olarak adlandırılan bu dönüşüm süreci, verimini kaybetmiş ya da teknolojik olarak geride kalmış eski ekipmanların sahadan tahliye edilerek yerlerini son teknoloji türbin sistemlerine bırakmasını kapsıyor. Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope verileri, bu modernizasyon hamlesinin kıtanın gelecekteki enerji arz güvenliği açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ortaya koyuyor.

Aynı Sahada 3 Kat Daha Fazla Elektrik Üretimi

Dönüşüm projelerinin sunduğu en büyük avantaj, sıfırdan yeni bir santral kurmanın getirdiği arazi kamulaştırma, yeni hat çekimi ve karmaşık izin süreçlerini önemli ölçüde hafifletmesi. Halen kullanımda olan eski karasal türbinlerin önemli bir kısmı 2 megavatın altında kapasiteye sahipken, sahalara monte edilen yeni nesil türbinler tek başına 6 ila 8 megavatlık devasa güce ulaşabiliyor. Gelişmiş kanat tasarımları ve yüksek kule yapıları sayesinde düşük rüzgar hızlarında dahi kesintisiz üretim sağlayan bu yeni sistemler, mevcut santral sahalarından iki hatta üç kat daha fazla elektrik elde edilmesine olanak tanıyor.

2030 Hedefleri Önünde Bürokrasi ve Kapasite Açığı Engeli

Avrupa Birliği'nin 2030 iklim ve sıfır emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için rüzgar enerjisi kurulu gücünü ivmeyle artırması gerekiyor. Ancak sektör verileri, dönüşümün istenilen hızda ilerlemediğine işaret ediyor. 2030 yılına kadar kıta genelinde 13 gigavatın üzerinde rüzgar kapasitesinin hizmet dışı kalması beklenirken, aynı dönemde planlanan yenileme kapasitesinin 9 gigavat düzeyinde kalacağı öngörülüyor. Aradaki kapatılamayan kapasite açığı; karmaşık düzenlemeler, yavaş işleyen bürokratik onay süreçleri ve teknik engellerin modernizasyon yatırımlarını frenlemesinden kaynaklanıyor. 

Türkiye'deki Rüzgar Santralleri ve Sektörün Durumu - Tercümex

Almanya ve Danimarka Dönüşüme Öncülük Ediyor

Rüzgar enerjisinde modernizasyon yarışında Almanya, Danimarka, İspanya ve Hollanda başı çeken ülkeler konumunda. WindEurope yetkilileri, sıfırdan kurulan santraller kadar mevcut sahaların yenilenmesinin de yasal çerçevelerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Gelecek 10 yıl içerisinde binlerce megavatlık kapasitenin yenilenecek olması, sadece yeşil enerji üreticileri için değil, türbin üreticileri ve ekipman tedarik zinciri için de milyar dolarlık yeni bir büyüme pazarı yaratıyor. Karbon emisyonlarını düşürme ve dışa bağımlılığı azaltma yolunda repowering, Avrupa'nın enerji vizyonunun ana sütunlarından biri olmaya devam ediyor.