Yeni Birlik Gazetesi
53,9916 %-0.06
63,4434 %-0.27
32,8879 %-0.24
2.967.026 %-1.448
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Boru hattı kapandı, tankerler çalıştı: AB’nin dinmeyen Rus gazı aşkı

Boru hattı kapandı, tankerler çalıştı: AB’nin dinmeyen Rus gazı aşkı

Boru hattı gazını neredeyse tamamen sıfırlayan Avrupa, Yamal LNG tesisinden gelen sevkiyatlarla Rus gazını dolaylı yoldan tüketmeye devam ederken, krizin en büyük ekonomik kazananı ise pazar payını katlayan ABD oldu

KAYNAK: AA

Avrupa Birliği (AB), Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Moskova'yı ekonomik olarak köşeye sıkıştırmak amacıyla peş peşe yaptırım paketleri açıklasa da enerji cephesinde dikkat çekici bir çelişki yaşanıyor. Boru hatlarından gelen Rus gazına kapıları büyük ölçüde kapatan Brüksel, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatında ise Rusya ile bağlarını koparmakta zorlanıyor.

Eurostat verilerine göre, AB'nin toplam LNG ithalatı bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 artışla tarihi bir zirveye ulaştı. Bu rakam, savaş öncesi dönem olan 2021'in ilk çeyreğiyle kıyaslandığında ise yüzde 121 gibi devasa bir artışa işaret ediyor.

Boru Hatları Kurudu, Gaz Denizaşırı Yollarla Geliyor

Savaş öncesinde Avrupa sanayisini ve hanelerini besleyen ucuz Rus boru hattı gazı, yaptırımlar ve Kuzey Akım hatlarında yaşanan sabotajlar sonrası adeta durma noktasına geldi. AB'nin boru hattı yoluyla gaz ithalatı, savaş öncesi döneme göre yaklaşık yarı yarıya geriledi.

Ancak boru hatlarındaki bu sert düşüş, LNG ithalatıyla ikame edilmeye çalışılıyor. Savaş öncesinde AB'nin LNG sepetinde yüzde 21,2'lik paya sahip olan Rusya, yaptırımlara rağmen yüzde 17,3'lük payla birliğin en büyük ikinci LNG tedarikçisi konumunu koruyor.

Yamal LNG Tesisi Avrupa İçin Can Simidi Oldu

Rusya'nın Avrupa LNG pazarındaki bu sarsılmaz gücünün arkasında ise Sibirya'daki dev Yamal LNG tesisi yer alıyor. Kpler verilerine göre, Yamal'dan AB ülkelerine yapılan sevkiyatlar yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 9,9 milyon tona ulaştı ve yeni bir rekor kırdı. Savaş öncesi dönemle karşılaştırıldığında, Yamal'dan Avrupa limanlarına gelen sevkiyatlarda yüzde 29'luk bir artış gözleniyor.

Enerji uzmanları, Yamal'dan yapılan bu yüksek hacimli sevkiyatların şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan küresel enerji analiz firması ICIS'in LNG Uzmanı Ed Cox, durumun uzun vadeli kontratlardan kaynaklandığını vurguladı. Cox, şu ifadeleri kullandı:

"Yamal ihracatının çok büyük bir kısmı uzun vadeli kontratlara dayanıyor. AB'nin kısa vadeli sözleşmeleri hedef alan yaptırımları bu yüzden sınırlı bir etki yarattı. Ancak Katar'ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı sevkiyatlarda bir aksama yaşanırsa, AB'nin Rus gazından tamamen vazgeçme planları üzerinde ciddi bir baskı oluşabilir."

Sürecin En Büyük Ekonomik Kazananı: ABD

Avrupa'nın Rus gazından uzaklaşma stratejisi, küresel enerji haritasını da yeniden şekillendirdi. Rusya'dan boşalan tahtın yeni sahibi ise Atlantik'in öbür ucundaki ABD oldu. 2021 yılında Avrupa'nın LNG ithalatında yüzde 24,1 payı olan ABD, bu yılın ilk çeyreğinde pazar payını yüzde 57,4'e kadar yükseltti.

Kpler Kıdemli LNG ve Doğal Gaz Uzmanı Charles Costerousse, kaybedilen Rus boru gazının neredeyse tamamen ABD LNG’si ile ikame edildiğini belirterek şunları kaydetti:

"Bu sürecin ekonomik açıdan en net kazananı ABD oldu. Son yıllarda devreye aldıkları devasa sıvılaştırma kapasitesi ve esnek ihracat kabiliyetleri sayesinde Avrupa pazarını domine ettiler. Öte yandan, Rusya ile imzalanmış olan yıllık 12-15 milyon tonluk uzun vadeli kontratlar 1 Ocak 2027'de sona erecek. Bu hacimde güvenilir ve ucuz bir alternatifi yeniden bulmak Avrupa için kolay olmayacak."

2027 Hedefi Gerçekçi mi?

AB, Haziran 2024'te aldığı kararla Rus LNG'sinin Avrupa limanları üzerinden üçüncü ülkelere aktarılmasını (re-export) yasaklamış olsa da üye ülkelerin kendi tüketimleri için ithalat yapmasına izin vermeye devam ediyor. Ancak birliğin nihai hedefi, 2027 yılına kadar Rus LNG ithalatını tamamen sıfırlamak.

Araştırma kuruluşu Energy Aspects'in uzmanı Matt Drinkwater ise Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin küresel LNG arzını daralttığına dikkat çekerek, bu durumun Rus gazından tamamen kopuşu zorlaştırdığını belirtti. Drinkwater, "Rus gazının geçmişte siyasi bir silah olarak kullanılmasının Avrupa'ya maliyeti çok ağır oldu. Bu yüzden geri dönüşe dair bir niyet yok. Ancak mevcut kontrat yükümlülükleri ve küresel arz güvenliği endişeleri, geçiş sürecini sancılı kılmaya devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa, bir yandan yaptırımlarla Rusya'nın savaş bütçesini kısıtlamayı hedeflerken, diğer yandan sanayisinin çarklarını döndürebilmek için 2027'ye kadar Rus LNG'sine "sessizce" bağımlı kalmaya devam edecek gibi görünüyor.