Orta Doğu’da tırmanan gerilimle birlikte sıçrama kaydeden Avrupa doğal gaz fiyatları, son günlerde sağlanan diplomatik temasların etkisiyle bir miktar gevşeme gösterdi. Ancak enerji uzmanları ve analistler, vadeli işlem piyasalarında yaşanan bu düşüşün kıtanın kış aylarına yönelik temel risklerini ortadan kaldırmadığı görüşünde birleşiyor.
Savaş Primi Geriledi, TTF Fiyatları Denge arayışında
Avrupa’nın referans gaz ticaret merkezi Hollanda TTF’de, Orta Doğu’daki krizin derinleşmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının durabileceği endişeleriyle megavatsaat fiyatı 60 avro seviyesinin üzerine kadar tırmanmıştı. Özellikle Katar menşeili kargoların aksama ihtimali, kıtayı Asyalı alıcılarla sert bir rekabete sürükleme riski yaratmıştı.
Ancak Washington ile Tahran hattında başlayan diplomatik görüşmeler ve Katar’dan LNG sevkiyatlarının normale döneceğine dair sinyaller, piyasadaki “savaş risk primini” önemli ölçüde düşürdü. Son gelişmelerle birlikte TTF vadeli kontratları yeniden 55 avro bandına geriledi.

"Piyasalar Aşırı İyimser": Gerçek Risk Depo Doluluk Oranları
Enerji piyasası uzmanları, borsalardaki bu gevşemenin kış mevsimi öncesinde yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Sektör analizlerine göre, jeopolitik risklerin azalması olumlu bir gelişme olsa da Avrupa’nın asıl sınavı depoların ne kadar hızlı ve hangi doluluk oranıyla kışa gireceği noktasında yaşanacak.
Depolama tesislerindeki mevcut açığın kapatılamaması durumunda, hava sıcaklıklarının düşüşe geçeceği dönemde Asya ile yaşanacak olası bir LNG kapışması, fiyatları hızla eski rekor seviyelerine taşıyabilir.
Sanayi ve Konut Tüketicisi İçin Belirsizlik Sürüyor
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) raporlarında da altı çizildiği üzere, LNG ithalatına yüksek oranda bağımlı olan Avrupa bölgeleri küresel arz zincirindeki en küçük aksamadan doğrudan etkileniyor. Uzmanlar, Avrupa’nın kış girmeden önce depolama hedeflerini tamamlayamaması halinde, önümüzdeki aylarda hem hanehalkı hem de sanayi için enerjide dalgalı ve yüksek maliyetli bir dönemin kaçınılmaz olacağını vurguluyor.