Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan son Küresel Ticaret Güncellemesi raporu, uluslararası pazarlarda dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. 2026'nın ilk altı aylık döneminde küresel mal ticareti, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12,5'lik genişlemeyle 13,7 trilyon dolar seviyesine yükseldi. Hizmet ticaretinin de yüzde 10,5 oranında ivme kazandığı bu süreçte, dünya ticaret hacmindeki toplam artış yaklaşık 2 trilyon doları buldu. Yıl sonunda rekor tazelemesi beklenen küresel ticaret grafiğinde, tırmanan enerji fiyatları ile lojistik maliyetler belirleyici rol oynadı.
Enerji Krizleri ve Lojistik Darboğazı Fiyatları Yükseltti
Küresel pazarlardaki parasal büyümenin ardında yatan temel faktörler incelendiğinde, lojistik hatlardaki aksamalar ve hammadde maliyetleri öne çıkıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki nakliye kesintileri ile bölgesel enerji arzına dair endişeler, petrol ve gaz fiyatlarını tırmandırdı. Bu durum, imalat ve taşımacılık zincirinde zincirleme maliyet artışlarını beraberinde getirdi. Son 12 aylık verilere göre küresel ticaret fiyatlarındaki ortalama artış yüzde 3,4 olarak kaydedildi.
Bölgesel bazda incelendiğinde büyümenin homojen dağılmadığı görülüyor. Doğu Asya ekonomileri ilk çeyrekte performanslarıyla öne çıkarken, bu bölge dışarıda tutulduğunda gelişmekte olan diğer ekonomilerin mal ticaretinde daralma yaşandı. Orta Doğu ve Güney Asya pazarlarındaki ithalat ve ihracat kayıpları bu gerilemede ana etken oldu.
Yapay Zeka ve Elektrikli Araçlar Rüzgarı Eserken Yenilenebilir Enerji Kan Kaybetti
Sektörel kırılımlarda teknolojik dönüşümün izleri net şekilde görüldü. Yapay zeka altyapısına yönelik talebin yanı sıra elektrikli araç ekosistemine bağlı ürün grubu, ticaretin en hızlı büyüyen kalemi oldu. Çeyreklik bazda kritik minerallerin ticareti yüzde 38, yarı iletken ticareti yüzde 25 sıçrama yaptı. Batarya ürünlerinde yüzde 15, bilgi-iletişim teknolojilerinde yüzde 14 ve elektrikli otomobillerde yüzde 11 seviyesinde büyüme kaydedildi.
Buna karşın yeşil enerji ekipmanları pazarında kan kaybı yaşandı. Güneş enerjisi odaklı ürün ticareti yüzde 7, rüzgar enerjisi ürünleri ise yüzde 8 gerilerken; fosil yakıt ticareti yüksek fiyatların etkisiyle parasal büyümesini sürdürdü.
Küresel Satın Almada Yeni Trend: "Nearshoring" Yeniden Yükselişte
Jeopolitik gerilimler ve ticaret savaşları küresel tedarik haritasını yeniden çiziyor. Siyasi olarak müttefik ülkelerden alım yapmayı ifade eden "friendshoring" eğilimi yerini, coğrafi olarak yakın ülkelerden tedarik sağlamayı kapsayan "nearshoring" modeline bıraktı. Şirketlerin tedarik rotalarını kısaltma ve riskleri minimize etme arayışı, üretim merkezlerinin yakın coğrafyalara kaymasını hızlandırdı.
TİM Başkanı Gültepe: "Büyüme Hacimden Değil Fiyat Artışından Kaynaklanıyor"
Küresel verileri değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, tablonun doğru okunması gerektiğine dikkat çekti. Dünya ticaretindeki yüksek oranlı artışın miktar bazlı bir talep patlamasından ziyade enflasyonist maliyet baskısından kaynaklandığını belirten Gültepe, Türkiye'nin performansına dair kritik analizlerde bulundu.
Türkiye'nin ihracatının yılın ilk yarısında yüzde 3,6, ocak-temmuz döneminde ise yüzde 3,4 artışla 161,6 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Gültepe; Temmuz ayında elde edilen 25,6 milyar dolarlık rekorun ve son 12 aydaki 278,6 milyar dolarlık rakamın kıymetli olduğunu ancak dünya ortalamasının gerisinde kaldığını vurguladı. Küresel mal ticareti yüzde 12,5 büyürken Türkiye'nin yüzde 3-4 bandında kalmasının yeterli görülemeyeceğini ifade eden TİM Başkanı, rekabetçi fiyat yapısının yeniden kazanılmasıyla çift haneli büyüme rakamlarına ulaşılabileceğini kaydetti.
Türkiye İçin Üretim ve Teknoloji Odaklı Yeni Yol Haritası
Nearshoring trendinin Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi sunduğunu vurgulayan Gültepe; Avrupa pazarına yakınlık, gelişmiş üretim altyapısı, esnek lojistik kabiliyeti ve ürün çeşitliliğinin Türkiye'yi stratejik bir merkez haline getirdiğini belirtti. Ancak yüksek enflasyon, finansman yükü ve maliyet baskılarının bu avantajı gölgelediğine işaret etti.
İmalat sanayi ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 3,5 seviyesinde kaldığına ve Türkiye'nin küresel ticaretten aldığı payın yüzde 1'in altına sarktığına dikkat çekilen değerlendirmede; tekstil, otomotiv, makine ve kimya gibi güçlü olunan geleneksel sektörlerin yanında yüksek katma değerli üretimin payının acilen artırılması gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin küresel pazarlardan yeniden güçlü bir pay alabilmesi için yatırımı, üretimi ve ihracatçının maliyet rekabetçiliğini destekleyen politikaların hayati önem taşıdığı ifade edildi.