Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), emeklilik işlemleri tamamlandıktan sonra ortaya çıkan geçmiş dönem prim borçlarının tahsilatı için denetim ve dengeleme mekanizmasını devreye soktu. Yılın başından itibaren kararlılıkla uygulanan sistem doğrultusunda; SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında yer alan ve sonradan belirlenen borçlar, hak sahiplerinin aylıklarından doğrudan kesilecek.
Yasal Sınır Devrede: Maaşın Ne Kadarı Kesilebilecek?
Aylığını almaya başlayan vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına süreç belirli yasal çerçevelerle sınırlandırıldı. Akademisyen Tarkan Özçetin’in değerlendirmelerine göre, söz konusu tahsilatlar kontrolsüz bir şekilde yapılmayacak. Mevzuat gereği uygulanacak kesinti miktarı için üst limitler belirlenmiş durumda. Uygulamada temel esas olarak kesintilerin maaşın en fazla dörtte biri (yüzde 25) oranında tutulması veya duruma göre yüzde 10’luk dilimi aşmaması gözetilecek.
Çift Maaş Alanlar İçin Ayrı Hesaplama
Düzenleme yalnızca tek bir kategorideki emeklileri değil, birden fazla kaynaktan gelir elde eden hak sahiplerini de yakından ilgilendiriyor. Kendi emekli aylığının yanı sıra vefat eden eşinden veya anne/babasından dolayı dul ve yetim aylığı alan kişilerde süreç ayrı ayrı işleyecek.
Kişinin şahsi prim borcu kendi emekli aylığından tahsil edilirken, vefat eden sigortalıdan kalan geçmiş dönem borçları ise bağlanan dul/yetim aylığından kesilecek. Ancak bir hak sahibinin bireysel borcu, bir başkasının aylığına olumsuz bir yükümlülük olarak yansıtılmayacak.
İncelemeler 5510 Sayılı Kanun Kapsamında Sürüyor
SGK’nın emeklilik onayının ardından yürüttü veri taramaları ve kurum içi denetimler sonucunda eksik kalan prim günleri veya ödenmemiş borçlar tespit edilebiliyor. Tahsilat süreçleri ve sosyal güvenlik alacaklarının takibi tamamen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine dayandırılarak yürütülen yasal bir prosedür niteliği taşıyor.