ABD Merkez Bankası (Fed), 15-16 Eylül tarihlerinde düzenlenen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından politika faizi kararını kamuoyuna duyurdu. Piyasaların genel beklentisi paralelinde hareket eden Banka, politika faizini 25 baz puanlık artışla yüzde 3,75-4,00 seviyesine tırmandırdı.
Bir önceki FOMC toplantısında faiz oranını yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakan Fed, bu hamlesiyle birlikte 2023 yılından bu yana ilk kez faiz artırımına imza attı. Kararın ardından küresel piyasalarda gözler Fed Başkanı Kevin Warsh'ın düzenleyeceği basın toplantısına çevrildi.
Şahin faiz patikası ve piyasaların odağı
Faiz kararının hemen sonrasında piyasa aktörleri Fed Başkanı Kevin Warsh'ın yapacağı açıklamalara odaklandı. Warsh'ın enflasyon, istihdam piyasası, ekonomik büyüme ve önümüzdeki dönem izlenecek sıkılaşma adımlarına dair vereceği sinyaller yakından takip ediliyor. Banka'nın gelecek toplantılarda yeni faiz artışlarına kapı aralaması veya enflasyonla mücadelede şahin tutumunu koruyacağına işaret etmesi, varlık fiyatlamalarında belirleyici rol oynayacak.
Piyasa analistleri, merkez bankalarının sıkılaşma döngülerindeki faiz kararlarının döviz ve tahvil piyasaları üzerindeki etkisini vurguluyor. Dünya genelinde faiz oranlarındaki tırmanış, ABD 10 yıllık tahvil getirilerini yukarı taşırken gelişmekte olan ülke para birimleri ve küresel hisse senedi endeksleri üzerinde satış baskısını artırıyor. Nitekim Fed'in 2022-2023 döneminde gerçekleştirdiği agresif faiz artış döngüsünde de benzer şekilde küresel sermaye akışları gelişmiş ülke tahvillerine yönelmiş ve gelişmekte olan borsa endekslerinde sert dalgalanmalar yaşanmıştı.
Gelecek döneme ilişkin faiz patikasına dair mesajlar kararın kendisi kadar kritik görülürken; faiz kararının ardından dolar endeksi, ons altın, ABD tahvil getirileri ve küresel borsalardaki volatilite izleniyor.