Türkiye tarımının en temel tüketim maddelerinden biri olan kuru soğanda, son iki sezondur üst üste yaşanan ekonomik kayıplar bu yıl üretim zincirinde ciddi bir kırılmaya yol açtı. Üreticinin üst üste zarar etmesi nedeniyle ekim alanlarını daraltarak farklı alternatif ürünlere yönelmesi, pazardaki ürün miktarını sınırladı. Bu daralmaya, erkenci hasat bölgesi olan Adana’yı vuran sel felaketinin yol açtığı verim kayıpları da eklenince yurt içi piyasada ani bir arz boşluğu oluştu.
Henüz bir ay öncesine kadar pazar ve market tezgâhlarında ortalama 15 liradan satılan kuru soğanın kilogram fiyatı, arz yetersizliği nedeniyle hızla tırmanarak 50 ila 70 lira bandına ulaştı.
TİCARET BAKANLIĞINDAN FİYAT İSTİKRARI İÇİN İTHALAT ADIMI
Piyasada tırmanan fiyat grafiği ve tüketici talebinin karşılanmasına yönelik endişeler üzerine ekonomi yönetimi acil eylem planını devreye soktu. Ticaret Bakanlığı, yurt içi arz güvenliğini ve fiyat istikrarını korumak amacıyla kuru soğan ithalatında uygulanan gümrük vergisini geçici bir süreyle yüzde 5 seviyesine indirdi.
Bu kritik düzenlemenin, yerli üretimin yoğun şekilde piyasaya gireceği ve iç piyasa dengesinin doğal yollarla kurulacağı öngörülen 31 Ağustos tarihine kadar uygulanacağı bildirildi. Koruyucu bir kalkan olarak tasarlanan düşük vergi uygulaması, yerli üreticinin zarar görmemesi amacıyla 1 Eylül itibarıyla yeniden eski seviyesi olan yüzde 49,5'e yükseltilecek. Türkiye, benzer bir ithalat müdahalesini en son 2019 yılındaki arz endişeleri sırasında gümrük vergilerini sıfırlayarak uygulamıştı.
KRİTİK GEÇİŞ DÖNEMİ FİYAT SPEKÜLASYONUNU TETİKLEDİ
Kuru soğan üretimi Türkiye genelinde 70 ilde aktif olarak yapılıyor ve toplamda yaklaşık 660 bin dekar alanı kaplıyor. Yıllık ortalama 2,7 milyon ton seviyesinde gerçekleşen üretim, Türkiye'nin %105’lik kendi kendine yeterlilik oranıyla aslında dışa bağımlı olmadığını gösteriyor. Ancak tarımsal hasat takvimindeki bölgeler arası geçiş süreçleri, dönemsel boşluklar yaratabiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’daki turfanda hasadının depolarda hala eski ürün bulunması nedeniyle üreticiye kazanç getirmediğini vurguladı. Hemen ardından yaşanan hasat geçişi döneminde ise piyasada oluşan boşluğun fiyatları spekülatif şekilde yukarı çektiğini belirtti. Doğan, "Hemen ithalata sarılmak çiftçide gelecek sezona dair ciddi endişelere ve ekim isteksizliğine yol açıyor. Arz ve talebin geçici olarak uyuşmadığı bu kısa dönemlerde sabırlı olmak ve üreticiyi korumak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

AĞUSTOS ORTASINDA REKOLTE DESTEĞİ: GÖZLER POLATLI’DA
Üretim zincirinin en güçlü halkasını oluşturan Ankara Polatlı, tek başına Türkiye'deki toplam soğan üretiminin yüzde 31’ini karşılıyor. Polatlı'yı sırasıyla Çorum ve Amasya gibi büyük üretim merkezleri takip ediyor.
Ankara Polatlı Ziraat Odası Başkanı Zekai Köseoğlu, Adana'daki doğal afet nedeniyle yaşanan kayıpların diğer illerin hasat dönemine kadar geçici bir piyasa darlığı yarattığını teyit etti. Çiftçinin son iki yıldır yaşadığı zararların ekim alanlarını doğrudan etkilediğini belirten Köseoğlu, krizin kalıcı olmayacağına işaret etti: "Ağustos ayının ortası itibarıyla önce Polatlı’da başlayacak yüksek verimli hasat, hemen ardından Konya hattına kadar uzanan devasa ekim alanlarının devreye girmesiyle birleşecek. Bu büyük rekoltenin piyasaya sürülmesiyle birlikte soğan fiyatları çok kısa sürede kendi doğal dengesine kavuşacaktır."