Yeni Birlik Gazetesi
53,9916 %-0.06
63,4434 %-0.27
32,8879 %-0.24
2.967.026 %-1.448
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi İş dünyasında ikinci yarı iyimserliği: DEİK Başkanı Nail Olpak'tan kritik mesajlar

İş dünyasında ikinci yarı iyimserliği: DEİK Başkanı Nail Olpak'tan kritik mesajlar

DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel risklerin ve yüksek faiz ikliminin gölgesinde geçen ilk yarının ardından, yılın ikinci yarısı için ihracat odaklı ve daha iyimser bir tablo çizdi.

KAYNAK: AA

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, küresel piyasalardaki dalgalanmaların ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde geçen ilk altı ayı değerlendirerek, yılın ikinci yarısına dair beklentilerini paylaştı. Küresel belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde Türk iş dünyasının direncini koruduğunu belirten Olpak, önümüzdeki süreçte ihracat artışının süreceğine ve yatırım ikliminin güçleneceğine inandıklarını kaydetti.

Küresel Belirsizliklerin Gölgesinde İlk Yarı Geride Kaldı

Yılın ilk yarısı, hem küresel hem de bölgesel ölçekte oldukça hareketli geçti. Ortadoğu'da tırmanan gerilimler ve bu durumun enerji piyasaları üzerindeki doğrudan etkileri, sanayiciler ve ihracatçılar için zorlu bir test alanı yarattı. Yurt içinde ise enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı ekonomi politikaları iş dünyasının ana gündem maddesi oldu.

Nail Olpak, ilk altı ayda ihracatta yüzde 3,6'lık bir artış kaydedilmesine rağmen, bu artışın ilk çeyrekte büyümeye katkısının sınırlı kaldığına işaret etti. Ancak son dönemde gerçekleştirilen NATO Zirvesi gibi uluslararası temasların, Türkiye'nin yatırımcı gözündeki imajını tazelediğini ve olumlu bir rüzgar estirdiğini vurguladı.

Faiz Kıskacı ve Finansmana Erişim Sorunu

İş dünyasının önündeki en büyük operasyonel engellerden birinin finansal koşullar olduğunu dile getiren Olpak, yüksek faiz oranları ile finansmana ulaşma zorluğunun birbirini tetikleyen iki ayrı sorun olduğunu belirtti.

Yüksek faiz yükünün başlı başına ciddi bir maliyet kalemi oluşturduğunu, bunun üzerine bir de kredi musluklarının daralmasının sanayiciyi zorladığını ifade eden DEİK Başkanı, enflasyonla mücadele edilirken reel sektörün rekabet gücünün de korunması gerektiğinin altını çizdi. Atılan adımların, üretim ve ihracat kapasitesine zarar vermeyecek şekilde hassasiyetle dengelenmesi gerektiğini savundu.

Yatırımda Yeni Dönem: Teşvik Değil Öngörülebilirlik

Küresel sermayenin yön değiştirdiği günümüz dünyasında yatırımcı reflekslerinin de farklılaştığını belirten Nail Olpak, artık sadece finansal desteklerin veya teşviklerin uluslararası yatırımları çekmeye yetmediğini söyledi. Günümüz yatırımcısının güvenli limanlar, nitelikli iş gücü, dijitalleşme ve her şeyden önemlisi öngörülebilirlik aradığını vurguladı.

Türkiye’nin coğrafi avantajlarını, güçlü sanayi geçmişini ve dinamik özel sektör yapısını daha cazip bir yatırım hikayesine dönüştürmek için şu yapısal reformlara odaklanılması gerektiğini belirtti:

Makroekonomik istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve hukuki öngörülebilirliğin artırılması,

Bürokratik engellerin azaltılarak kamu hizmetlerinde dijitalleşmeye hız verilmesi,

Yatırım ve ruhsat izin süreçlerinin daha şeffaf ve hızlı hale getirilmesi,

Eğitim müfredatının özel sektör ihtiyaçlarına göre revize edilerek nitelikli iş gücünün desteklenmesi,

Yeşil mutabakat ve dijital dönüşüm süreçlerine uyum sağlanması.

Türkiye ve AB İlişkilerinde "Asimetrik" Engel

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile olan ilişkilerine de değinen Olpak, Gümrük Birliği'nin mevcut yapısının Türk şirketleri üzerinde asimetrik bir baskı oluşturduğunu ifade etti. AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarında karar masasında yer alamayan Türkiye'nin, buna rağmen anlaşmaların ticari sonuçlarından etkilendiğini belirtti.

Bu durumun düzeltilmesi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin her iki taraf için de kazanç olacağını savunan Olpak, Türkiye’nin Avrupa için sadece büyük bir tüketim pazarı değil; tedarik güvenliği, yeşil dönüşüm, savunma sanayisi ve teknoloji üretimi konularında kıtanın dayanıklılığını artıracak hayati bir ortak olduğunu hatırlattı.

Ayrıca AB’nin yeni sanayi stratejisinde Türk ürünlerinin "Made in EU" (Avrupa yapımı) statüsünde değerlendirilmesi ihtimalinin, Avrupalı dev üreticilerin tedarik zincirinde Türkiye'yi ilk sıraya yerleştirebileceğini ve bunun kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunu sözlerine ekledi.

Yapay Zekada KOBİ'lerin Rolü ve Küresel Riskler

Türkiye'nin bankacılık, savunma sanayisi ve lojistik gibi sektörlerde dünya standartlarında bir dijital çevikliğe sahip olduğunu belirten Olpak, imalat sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin ise yapay zeka teknolojilerine entegrasyon sürecinde henüz yolun başında olduğunu söyledi. Küresel rekabette öne çıkabilmek için her sektöre özel, terzi usulü yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Son olarak jeopolitik risklerin küresel ticareti yeniden şekillendirdiğini belirten Olpak, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SDKM) gibi uygulamaların yeni nesil tarife dışı engellere dönüşebileceği uyarısında bulundu. Ancak tüm bu risklere rağmen, bölgesel çatışmaların yatışması ve belirsizliklerin azalmasıyla birlikte, yılın ikinci yarısının çok daha verimli ve yatırım odaklı geçmesini beklediklerini belirterek sözlerini tamamladı.