Yüksek taşıt kredisi faizleri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) getirdiği sınırlandırmalar ve cazip mevduat getirileri otomotiv pazarında dengeleri değiştirdi. Alım gücü daralan ve finansmana erişmekte zorlanan tüketici tercihini "bekle-gör" stratejisinden yana kullanırken, pazardaki satış rakamlarında belirgin bir gerileme göze çarpıyor.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verileri de bu tabloyu doğruluyor. Yılın ilk yedi ayında toplam pazar yüzde 10,72 küçülerek 638 bin 965 adede geriledi. Özellikle temmuz ayında yaşanan yüzde 25'lik sert daralma, otomobil pazarındaki duraklamanın boyutunu net bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu süreçte dikkat çeken tek yükseliş ise daha erişilebilir fiyat segmentindeki elektrikli ve hibrit araçlarda yaşanıyor.
Yüksek Mevduat Getirisi Tüketiciyi Araç Almaktan Alıkoyuyor
Pazardaki mevcut durgunluğu değerlendiren Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, tüketicinin araba alma kararını ertelemesindeki en büyük etkenin finansman maliyetleri ve mevduat faizleri olduğunu belirtiyor. Cazip mevduat oranlarının birikim sahiplerini nakitte kalmaya yönlendirdiğini ifade eden Karakaş, kredi kanallarının kapalı olması nedeniyle geniş bir kitlenin pazardan çekilmek zorunda kaldığına dikkat çekiyor.
"Radikal İndirim Beklemek Hayalcilik Olur"
Tüketicilerdeki "fiyatlar düşecek" beklentisini değerlendiren Karakaş, etiket fiyatlarında radikal bir gerileme yaşanmayacağı görüşünde. Fiyat mekanizmasının doğrudan döviz kuru ve küresel üretim maliyetlerine bağlı olduğunu hatırlatan Karakaş, kurdaki yukarı yönlü eğilim sürdüğü sürece kalıcı indirimlerin mümkün olmadığını vurguluyor.

Buna karşın sonbahar dönemiyle birlikte markaların stok eritme çabalarının artacağı tahmin ediliyor. Bu süreçte etiket fiyatlarında doğrudan indirim yapılmasa dahi; sıfır faizli krediler, takas destekleri ve indirimli paketler gibi "örtülü/gizli" indirimlerin öne çıkması bekleniyor.
1,5 Milyon TL'lik Araçta Fiyat Ne Olacak?
Olası senaryoları bir örnek üzerinden değerlendiren Karakaş, 1,5 milyon TL değerindeki popüler bir otomobil için şu öngörülerde bulunuyor:
İndirim/Kampanya Senaryosu: Doğrudan etiket fiyatında yüzde 10-15 gibi keskin düşüşler beklenmiyor. Ancak markaların finansman ve takas destekleriyle birlikte tüketicinin cebe yansıyan toplam maliyet avantajının yüzde 3 ila 5 esnemesi mümkün. Bu da 1,5 milyon TL'lik bir aracın kampanya döneminde 1,42 - 1,45 milyon TL seviyelerine denk bir alım fırsatı yaratabileceğini gösteriyor.
Zam Senaryosu: Yıl sonuna doğru kur baskısı ve model yılı geçişleriyle birlikte yüzde 5 ile 10 arasında bir artış potansiyeli oldukça yüksek. Bu durumda aynı modelin fiyatı 1,57 ile 1,65 milyon TL bandına yükselebilir.
Uzmanlar, alım imkânı ve niyeti olan tüketicilerin büyük indirimler bekleyerek nakitte kalmasının, yeni bir zam dalgası riskini de beraberinde getirebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.