Yeni Birlik Gazetesi
54,0654 %0.21
63,6774 %-0.12
3.013.286 %-0.797
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Tarımda Ar-Ge devrimi: Sunar Yatırım ayçiçeğinde verimi ikiye katladı

Tarımda Ar-Ge devrimi: Sunar Yatırım ayçiçeğinde verimi ikiye katladı

Tarımda döngüsel ekonomi modelini benimseyen Sunar Yatırım, mısır üretiminde yeşil dönüşüm alanlarını son bir yılda %43 oranında genişletti.

Küresel iklim krizi, su stresi ve gıda güvenliği endişelerinin arttığı bir dönemde, tarımsal üretimin geleceğini sürdürülebilirlik yatırımları şekillendiriyor. Sektörün öncü aktörlerinden Sunar Yatırım, yıllardır kararlılıkla uyguladığı sürdürülebilir tarım modelini bir üretim kültürü haline getirerek çevre dostu tarım alanlarında rekor bir büyüme gerçekleştirdi. Şirket, mısır tarımında sürdürülebilir yöntemlerin uygulandığı üretim sahalarını son bir yılda yüzde 43 oranında artırarak hem kaynak optimizasyonunda hem de tedarik zincirinin izlenebilirliğinde önemli bir başarıya imza attı.

Toprağın verimliliğini korumayı ve çiftçi ailelerinin refahını artırmayı hedefleyen bu stratejik iş modeli, ayçiçeği üretiminde de meyvelerini vermeye devam ediyor. Geliştirilen yenilikçi tarım yöntemleri sayesinde ayçiçeğinde dekar başına alınan ürün verimi, son 8 yılda yüzde 96 oranında tarihi bir artış gösterdi.

Geleceğe Yatırım: "İsrafı Değil, Kaynağı Değere Dönüştürüyoruz"

Sürdürülebilir tarım yaklaşımını bir şirket politikasından öte, bütüncül bir ekosistem yönetimi olarak ele aldıklarını vurgulayan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmede üretimin döngüsel boyutuna dikkat çekti. Çomu, tarımın tüm faaliyetlerinin temel omurgasını oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu

"Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliğimiz. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktasıdır. Üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden işleyerek ekonomiye kazandırıyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi yeniden değerlendiriyoruz."

Toprak Analizi ve Sözleşmeli Üretimle Gelen Güvence

Sunar Yatırım’ın hayata geçirdiği modelin merkezinde bilimsel tarım metotları yer alıyor. Toprak analizine dayalı olarak yürütülen ekim planlamaları sayesinde, gereksiz ve aşırı kimyasal gübre kullanımının önüne geçiliyor. Bu sayede toprak yapısı korunurken, üretim maliyetleri düşürülüyor ve verimlilik maksimum seviyeye çıkarılıyor.

Çevre dostu bir diğer önemli adım ise anız yönetimi tarafında atılıyor. Doğru anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atık miktarında yaklaşık yüzde 50 oranında bir azalma elde ediliyor. Geriye kalan organik atıklar toprağa kazandırılarak doğal bir gübre işlevi görüyor. Ayrıca sözleşmeli üretim modeliyle üreticiye alım garantisi sunuluyor; bu durum hem yerli üreticinin finansal güvenliğini sağlıyor hem de şirketin binlerce tonluk sürdürülebilir ham madde tedarik zincirini güvence altına alıyor.

Veri Temelli Hassas Tarım ve İklim Direnci

İklim değişikliğinin getirdiği düzensiz yağışlar ve kuraklık riskine karşı Ar-Ge gücünü devreye sokan Sunar Yatırım, veri temelli tarımsal planlamayı yaygınlaştırıyor. Geliştirilen iklim dirençli tarım sistemlerinde su yönetimi ve yağmur hasadı teknolojileri kritik bir rol üstleniyor.

Yürütülen hassas tarım uygulamaları, geçmiş yılların verimlilik rakamlarına da doğrudan etki etti. On yılı aşkın süredir uygulanan sürdürülebilir model sayesinde geçmişte dekar başına 103 kg olan ayçiçeği verimi, günümüzde 202 kg seviyesine kadar yükselerek rekor kırdı. Şirket, yüksek teknoloji ve dijital araçları toprakla buluşturarak sadece verimli değil, aynı zamanda sofralara ulaşan gıdaların sağlıklı ve güvenilir olmasını da garanti altına alıyor.