Küresel piyasalarda merkez bankalarının sıkı para politikaları, yüksek faiz ortamı ve jeopolitik gerilimler nedeniyle yatırımcıların bekle-gör stratejisine geçtiği bu zorlu dönemde, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) proactive bir tutum sergileyerek piyasalara güven veriyor. Yılın ilk altı ayında uluslararası 4 dev kuruluştan yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynak sağlayan banka, yılın kalan kısmında da dış finansman bulma konusunda herhangi bir engelle karşılaşmayacağını öngörüyor.
Dünya Bankası, Japonya Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi kurumlarla güçlü iş birliklerini sürdüren TKYB, Türkiye’nin risk priminin makul seviyelerde seyretmesinin de etkisiyle, uygun koşullu fonları ülke ekonomisine kazandırmaya devam ediyor.
Kriz Dönemlerinde Proaktif Bankacılık ve Öncelikli Sektörler
Jeopolitik krizlerin ve bölgesel çatışmaların ticaret hatları ile yatırım iştahı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, kalkınma ve yatırım bankalarının bu tür çalkantılı dönemlerde çok daha kritik bir katalizör rol üstlendiğini vurguladı. Özel sektörün ve ticari bankaların çekimser kalabildiği riskli ortamlarda finansmanı cesaretlendirdiklerini belirten Öztop, savunma sanayisinden gıda güvenliğine kadar değişen önceliklere uyum sağladıklarını ifade etti.
Salgın döneminde işletme sermayesine odaklanarak firmaların ayakta kalmasını sağladıklarını hatırlatan Öztop, günümüzde ise özellikle iç kaynaklardan enerji üretebilme kabiliyetini artıran yenilenebilir enerji ve depolama teknolojilerine ağırlık verdiklerini altını çizdi.
Yeşil Enerji ve Sürdürülebilirlik Kredilerde Aslan Payını Alıyor
TKYB’nin finansman politikasında sürdürülebilirlik ilkeleri belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Bankanın sağladığı kredilerin yaklaşık yüzde 96'sı sürdürülebilir kalkınma temasına sahip projelerden oluşurken, iklim odaklı finansmanın portföydeki payı yüzde 56 seviyelerine ulaşıyor.
Rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerinin yanı sıra son dönemde depolamalı yenilenebilir enerji projelerine verilen desteklerin arttığını belirten Öztop; devletin yeşil, dijital ve sosyal dönüşümü kapsayan "üçüz dönüşüm" hedefleri doğrultusunda hareket ettiklerini kaydetti. Ayrıca deprem bölgesindeki ekonomik faaliyetlerin ve kayıtlı istihdamın yeniden canlandırılması amacıyla özel kredi programlarının kesintisiz sürdürüldüğü bildirildi.
Yapay Zeka ve Startup Ekosistemine Dev Destek
Bankacılık süreçlerinde verimliliği artırmak ve risk analizlerini hızlandırmak adına yapay zekayı iş süreçlerine dahil eden TKYB, sadece bir kullanıcı olmakla kalmayıp bu teknolojiyi üreten girişimcileri de destekliyor. Bünyesindeki Türkiye Kalkınma Fonu ve alt fonları aracılığıyla startup ekosistemine önemli bir sermaye aktaran banka, yönettiği 7 milyar liralık fon büyüklüğüyle yenilikçi fikirlerin ticarileşmesine imkan tanıyor.
Veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması ilkelerinden taviz vermeden teknolojiyi içselleştirdiklerini belirten Öztop, yapay zekayı bir iş modeli olarak benimseyen KOBİ ve girişimcilerin yanında durmayı misyon edindiklerini söyledi.

Güçlü Finansal Yapı ve Sektör Altı Takipteki Alacak Oranı
TKYB, sadece fon temininde değil, kredi kalitesi ve karlılık göstergelerinde de oldukça sağlam bir performans sergiliyor. Yılın ilk yarısında yaklaşık 5 milyar lira kar açıklayan bankanın toplam aktif büyüklüğü 215 milyar liraya, kredi hacmi ise 126 milyar liraya ulaştı.
Özellikle orta ve uzun vadeli kredilerde izlenen ihtiyatlı politikalar sayesinde bankanın takipteki alacak oranı binde 5 gibi sektör ortalamasının oldukça altında bir seviyede gerçekleşti. Piyasadaki yüksek faiz ve kısıtlara rağmen yatırım iştahının devam ettiğini belirten Öztop, temin edilen kaynakları reel sektöre sunma konusundaki kararlılıklarının süreceğini ifade etti.