Uyarı: Kanser riskini ihmal etmeyin!
Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, ailesinde mide veya bağırsak kanseri öyküsü bulunan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa dahi kişisel risklerini değerlendirmeleri gerektiğini belirtiyor. Özellikle bu gruptaki bireylerin, hekim önerileri doğrultusunda uygun takip programlarına alınması büyük önem taşıyor.
Aile öyküsünün önemi
Op. Dr. Yetgin, ailede birinci derece yakınlarda mide veya kolorektal kanser öyküsünün hekimle paylaşılması gerektiğini vurguluyor. Ailede kanser öyküsü bulunmasının kişinin mutlaka kansere yakalanacağı anlamına gelmediğini, ancak risk değerlendirmesinde önemli bir gösterge olduğunu ifade ediyor. Anne, baba veya kardeş gibi yakınlarda söz konusu öykü varsa, standart tarama yöntemlerinden farklı bir yaklaşımı gerektireceğini aktarıyor.
Erken tanımak için tarama şart
Kolorektal kanserlerin önemli bir kısmının bağırsakta gelişen poliplerden kaynaklandığını belirten Yetgin, kolonoskopinin kalın bağırsağın doğrudan değerlendirilmesine olanak sağladığını ve kansere dönüşmeden poliplerin çıkarılabilmesine imkan verdiğini vurguluyor. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerde tarama zamanlamasının doğru belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Üst gastrointestinal endoskopi de yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının görüntülenmesini sağlıyor. Bu süreçte şüpheli alanlardan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılabiliyor. Mide kanseri öyküsü bulunan bireyler için bu süreç, risk faktörlerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Uzun süren mide şikâyetleri veya açıklanamayan kilo kaybı, yutma güçlüğü gibi belirtiler, bir uzmana başvurulmasını gerektiriyor.
Kontrollerinizi ertelemeyin!
Dr. Yetgin, kanser mücadelesinde en güçlü yaklaşımlardan birinin riskin zamanında fark edilmesi olduğunu ifade ederek, müdahalenin geç kalmaması gerektiğini belirtiyor. Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin, "Benim herhangi bir şikâyetim yok" diyerek kontrolü ertelememeleri gerektiği konusunda uyarıyor.
Hangi belirtiler önemlidir?
Uzun süreli veya tekrarlayan karın ağrısı, bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklikler, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kansızlık gibi durumlar önemsenmelidir. Dr. Yetgin, bu belirtilerin her biri kanser anlamına gelmese de aile öyküsü olan bireylerin hekim değerlendirmesini ertelememeleri gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, aile öyküsünü değiştiremeyeceklerini ancak risklerini bilerek hareket edebileceklerini belirten Dr. Yetgin, düzenli hekim kontrollerinin, uygun tarama programlarının ve gerekli durumlarda endoskopi ile kolonoskopinin önemli avantajlar sağlayacağını ifade ediyor.

AİLESİNDE MİDE VEYA BAĞIRSAK KANSERİ ÖYKÜSÜ BULUNAN KİŞİLERİN, HERHANGİ BİR ŞİKÂYETİ OLMASA DAHİ KİŞİSEL RİSKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HEKİM ÖNERİSİ DOĞRULTUSUNDA UYGUN TAKİP PROGRAMINA ALINMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR. HAYAT HASTANESİ GENEL CERRAHİ UZMANI OP. DR. SERVET YETGİN, ÖZELLİKLE RİSK GRUBUNDAKİ BİREYLERDE ENDOSKOPİ VE KOLONOSKOPİNİN ERKEN TANI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP OLDUĞUNU BELİRTTİ.