NATO’nun karar mekanizmasının en önemli figürlerinden biri olan Askeri Komite Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, Ankara’da gerçekleştirilecek tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde kritik açıklamalarda bulundu. Brüksel’deki NATO Karargahı’nda gündemi değerlendiren Dragone, ittifakın mevcut gücünü, geleceğe yönelik stratejik hamlelerini ve Türkiye’nin bu büyük yapı içerisindeki hayati rolünü masaya yatırdı.
"Uyanış Dönemi Bitti, Artık Kararlı Adımlarla Yürüyoruz"
Ocak 2025’te üstlendiği görevin ardından geçen süreci değerlendiren Amiral Dragone, NATO’nun her geçen gün daha sağlıklı ve dinamik bir yapıya kavuştuğunu belirtti. Geçmiş döneme kıyasla ittifakın çok daha kararlı bir duruş sergilediğini ifade eden Dragone, şu dikkat çekici tespitte bulundu:
"O dönemde uyanış aşamasındaydık; bugün ise ayağa kalktık ve emin adımlarla ilerliyoruz. İlerleme hızımız tartışılabilir ancak yönümüzün kesinlikle doğru olduğu bir gerçek."
Geçtiğimiz yıl Lahey Zirvesi’nde alınan savunma yatırımları kararlarını hatırlatan Dragone, artık kağıt üzerindeki taahhütlerin ötesine geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ankara Zirvesi’nden en büyük beklentisinin "bildirilerden ziyade sahadaki somut sonuçlar" olduğunu belirten Dragone; Ukrayna’ya yönelik uzun vadeli destek kararlılığının sürmesi ve savunma sanayisindeki mevcut ivmenin korunması gerektiğine işaret etti.
32 Demokrasinin Ortak Gücü: Görüş Ayrılıkları Bir Avantaj
İttifak içerisindeki fikir ayrılıklarının karar alma süreçlerini yavaşlattığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Askeri Komite Başkanı, bu durumun bir zafiyet değil, aksine bir zenginlik olduğunu savundu. NATO’nun 32 bağımsız demokrasiden oluştuğunu hatırlatan Dragone, ortak bir paydada buluşmak için yapılan tartışmaların ve müzakerelerin karşılıklı güveni daha da kökleştirdiğini aktardı. İttifakın en büyük gücünün bu çok seslilikten doğan uzlaşı kültürü olduğunu vurguladı.
"Avrupa, ABD'nin Eksikliğini Kapatabilecek Güçte"
ABD’nin Avrupa kıtasındaki askeri varlığını ve katkılarını azaltma eğilimine de değinen Amiral Dragone, bu durumun Avrupa için bir risk değil, yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Savunma dengelerindeki bu değişimin uzun süredir farkında olduklarını ve NATO yapısını bu doğrultuda yeniden şekillendirdiklerini belirten tecrübeli asker, Avrupa’nın kendi topraklarını savunma sorumluluğunu üstlenecek olgunluğa ve kapasiteye ulaştığını söyledi.
"Türkiye Savunma Sanayisinde Diğer Ülkelere Örnek"
Türkiye’nin ittifak içerisindeki konumuna ayrı bir parantez açan Amiral Cavo Dragone, Ankara’nın üstlendiği rolü "hem coğrafi hem de askeri açıdan çok çok önemli" sözleriyle tanımladı. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olmasının ötesinde; Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki jeopolitik ağırlığına dikkat çekti.
Yakın zamanda Türkiye’deki savunma sanayisi tesislerini bizzat ziyaret ettiğini ve gördüklerinden son derece etkilendiğini gizlemeyen Dragone, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye bugün güçlü bir müttefik ve gelecekte bu gücünü daha da katlayacak. Savunma sanayisine yapılan yatırımlar, üretim hızı ve lojistik teslimat kabiliyeti açısından Türkiye gerçekten en üst ligde yer alıyor. Bu yönüyle diğer müttefik ülkelere de ilham verici bir örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Coğrafi olarak ittifakın sınır hattında yer alıyor gibi görünse de Türkiye, stratejik öneme sahip birçok başlıkta NATO’nun tam merkezinde bulunuyor."
Türkiye’nin güvenlik kaygılarının da müttefikler arasında mutlak bir güven temelinde ele alınması gerektiğinin altını çizen Dragone, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek zirvenin, bu kararlılığı ve müttefikler arası uyumu daha da perçinleyeceğine inandığını belirtti.