Yeni Birlik Gazetesi Gündem Barajlardaki tehlikeli düşüşün sorumlusu iklim değil! Prof. Dr. Kadıoğlu’ndan su yönetimi uyarısı

Barajlardaki tehlikeli düşüşün sorumlusu iklim değil! Prof. Dr. Kadıoğlu’ndan su yönetimi uyarısı

İngiltere üzerinde çakılı kalan inatçı yüksek basınç sistemi, Kuzey Afrika’nın kavurucu sıcaklarını Batı Avrupa’ya yönlendirirken Türkiye’yi küresel kavrulma dalgasının dışında tuttu.

2026 yaz mevsimi, gezegen genelinde eşine az rastlanır bir iklim bölünmesine sahne oldu. Kuzey Atlantik üzerinde konumlanan atmosferik blokajlar nedeniyle Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri tarihi sıcaklık rekorlarıyla kavrulurken, Türkiye ve Doğu Avrupa görece serin bir dönem geçirdi. Meteorolojik veriler, küresel ölçekte tarihin en sıcak yazlarından biri yaşanırken, coğrafi sıcaklık dağılımındaki bu sıra dışı sapmanın detaylarını ortaya koyuyor.

Atmosferin Akış Yönü Değişti: Biri Yandı, Biri Serinledi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'ne (ECMWF) bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, küresel iklim sistemi bu yaz iki farklı kutba ayrıldı. İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen dirençli bir yüksek basınç merkezi, Kuzey Afrika kökenli aşırı sıcak hava dalgalarını Batı Avrupa’ya sürükledi.

Bu atmosferik kilitlenme nedeniyle Fransa, İngiltere, İspanya, Belçika ve İsviçre gibi ülkeler tarihlerinin en sıcak yazını geçirdi. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de 2026 yazını ülke tarihinin en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçirdi. Buna karşın aynı sistem, kutup kaynaklı serin hava akımlarını doğuya doğru saptırarak Türkiye ve Doğu Avrupa'da sıcaklıkların mevsim normalleri civarında kalmasını sağladı.

Türkiye'de Sıcaklıklar Son Yılların Altında Kaldı

Türkiye'de yaz mevsimi boyunca ortalama sıcaklık 24,4 derece olarak ölçüldü. Bu değer, 1991-2020 dönemi normallerinin yalnızca 0,4 derece üzerinde kalarak son 56 yılın en sıcak 13 ila 15’inci yaz mevsimi oldu. Rekorların altüst olduğu 2024 (26,1°C) ve 2025 (25,5°C) yazlarıyla kıyaslandığında, Türkiye bu yıl yaklaşık 1 derece daha serin bir sezon geçirdi.

Ağustos ayı ülke genelinde 25,7 derece ortalamayla normallerin 0,6 derece üzerinde tamamlanırken, son 56 yılın en sıcak 16’ncı ağustos ayı olarak kaydedildi. Haziran ve temmuz ayları da benzer bir seyir izleyerek ilk 10 sıra içerisine girmedi.

"Süper El Nino" Ezberi Bozuldu

Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Pasifik'te belirmeye başlayan El Nino olgusuna rağmen Türkiye'de beklenen aşırı sıcakların yaşanmamasının önemli bir bilimsel gerçekliği doğruladığını belirtti. "El Nino eşittir rekor sıcaklık" algısının Türkiye gibi mikroklimalara sahip coğrafyalarda her zaman geçerli olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, El Nino’nun doğrudan ve yıkıcı etkilerinin Pasifik çevresinde hissedildiğini ifade etti.

"Sorun Meteoroloji Değil, Su Yönetimi"

Yaz mevsiminde yaşanan yağış dengesine ve su kaynaklarının durumuna da değinen Kadıoğlu, kamuoyunda sıkça karıştırılan "yağış azlığı" ile "kuraklık" kavramlarına dikkat çekti. Son 66 yılın en yağışlı su yıllarından birinin geride bırakılmasına rağmen İstanbul ve Ankara’daki baraj doluluk oranlarının ağustosta %40 seviyelerine gerilemesini eleştiren uzman isim, tablonun bir iklim krizinden ziyade su yönetimi zafiyeti olduğuna işaret etti.

Asıl Tehlike Kapıda: Rekor Yılı 2027 Olabilir

Küresel iklim projeksiyonları, 2026’nın dünya genelinde en sıcak ilk üç yıldan biri olacağını gösteriyor. Ancak uzmanlar, El Nino atmosferik dalgasının asıl yıkıcı etkilerini 2027 yılında göstereceği uyarısında bulunuyor. Akdeniz'deki deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması nedeniyle sonbaharın geç ve ılık başlayabileceği belirtilirken, Carbon Brief verilerine göre 2027 yılının %92 olasılıkla küresel ölçekte yeni bir sıcaklık rekoruna imza atacağı tahmin ediliyor.