Türkiye’de 72 bin hasta diyaliz tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Bir diyaliz hastasının her seansında yaklaşık 200 litre su kullanılması, toplamda yılda yaklaşık 10 milyon diyaliz seansı yapıldığında, yıllık su kullanımının 2 milyar litreye ulaşmasını sağlıyor. Bu durum, su tasarrufu konusunu daha da önemli hale getiriyor.
Diyalizde sürdürülebilir su yönetimi modeli
Türk Böbrek Vakfı, bu olumsuz duruma karşı çözüm olarak hayata geçirdiği Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli ile yenilikçi bir uygulama başlattı. Bu sistem sayesinde, hemodiyaliz öncesi ters ozmoz sisteminden drene giden su yeniden kullanılmaya başlandı. Sistem, ilk ayında 46 bin litre su tasarrufu sağlamış durumda.
Çevresel sorumluluk ve su kaynakları
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, uygulamanın çevresel etkilerine dair şunları belirtti: "Yıllardır ’Suyu israf etme, hem böbreğini hem doğayı koru’ diyerek suyun bedenimiz ve dünya için hayati değerini anlatıyoruz. Hemodiyaliz tedavisi doğası gereği saf su kullanımını gerektiriyor. Ancak, arıtma esnasında dışarı atılan suyun boşa gitmemesi için kurduğumuz bu etkili geri kazanım sistemi ile ilk ayda 46 bin litre suyu tasarruf ettik. Sağlık hizmeti sunarken çevreye ve doğal kaynaklara yük olmamak temel sorumluluğumuzdur.
Erk, ayrıca bu yıl COP31 toplantısının Türkiye’de gerçekleştirileceğini hatırlatarak, iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularının daha fazla ön plana çıkması gerektiğine dikkat çekti. Sağlık sektörüne örnek oluşturacak uygulamaların yaygınlaşmasını hedeflediklerini belirtti.
Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün olmasa da, uygun nitelikteki suyun yaklaşık %18-20’sinin geri kazanılabileceği öngörülüyor. Bu durum, Türkiye genelinde yılda yaklaşık 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanılabilme potansiyeli olduğunu gösteriyor.

TÜRK BÖBREK VAKFI BAŞKANI TİMUR ERK