Türkiye tarihinin en ağır yıkımlarından biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, afet riski ülkenin ilk gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçen çeyrek asırlık süreçte yaşanan irili ufaklı sarsıntılar ve son olarak 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yıldönümü vesilesiyle sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Prof. Dr. Naci Görür, geçici çözümler yerine köklü reformların şart olduğunu dile getirdi.
"Fay Hatlarını Bırakıp Binaları ve Kentleri Güçlendirmeliyiz"
Depremin ne zaman ve nerede olacağına odaklanmanın zaman kaybı olduğunu belirten Görür, asıl amacın muhtemel bir afette can ve mal kaybını en aza indirmek olması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin bir deprem coğrafyası olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini hatırlatan ünlü yer bilimci, "Kendimizi aldatmayalım. Er ya da geç büyük bir depremle karşılaşacağız. Yapılması gereken şey, fay hatlarının detaylarını tartışmayı bırakıp, kentlerimizi depreme dirençli hale getirmektir" ifadelerini kullandı.
Siyaset Üstü Bakanlık Teklifi: 20 Yıllık Sürdürülebilir Plan
Türkiye'nin deprem riskini bertaraf edecek ekonomik güce, kurumsal birikime ve teknik kapasiteye sahip olduğunu belirten Görür, çözüm için somut bir model önerdi. Afet hazırlığının gündelik politik tartışmalardan uzak tutulması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Naci Görür, en az 20 yıl boyunca kararlılıkla çalışacak, siyasi hesaplardan bağımsız bir Deprem Bakanlığı'nın kurulması gerektiğini kaydetti. Görür'e göre, uzun soluklu ve devlet politikası haline getirilmiş bir strateji sayesinde Türkiye, gelecekteki olası afetleri en az zararla atlatma gücüne sahip.