Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen hukuki süreçte önemli bir kırılma noktasına ulaşıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen tahkikatta, otopsi anına ait kamera kayıtlarının incelenmesiyle hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya girdi. Adli Tıp Kurumu uzmanının hazırladığı 25 Ağustos tarihli raporda, vefatın "şüpheli ölüm" kategorisinde değerlendirilmesi üzerine soruşturmanın seyri değişti. Başsavcılık, bu gelişmeyle birlikte Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçlamasıyla adli işlemleri başlattı.
Adli Tıp Yetkililerine "Resmi Belgede Sahtecilik" Suçlaması
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer boyutu ise geçmişte verilen sağlık raporları ve idari yazışmalardaki çelişkiler oldu. 17 Ekim 2016 tarihinde maktul hakkında "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" raporu veren Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi doktorları inceleme altına alındı. Bunun yanı sıra, Savcılığın otopsi görüntülerine ilişkin taleplerine önceleri "Böyle bir kayıt bulunmamaktadır" yanıtı veren, ancak 18 Ağustos tarihinde ilgili videoları savcılığa ulaştıran kurum yöneticisi hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma yürütüldüğü açıklandı.
Fethi Kabir İşleminin Ardından Delil Toplama Süreci Hız kazandı
Denizolgun'un gerçek ölüm nedeninin netleştirilmesi amacıyla yürütülen adli süreçte daha önce fethi kabir kararı uygulanmıştı. Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekipleri nezaretinde açılan kabirden alınan doku ve kemik örnekleri Adli Tıp Kurumu’na nakledilmiş, gerekli biyolojik incelemelerin ardından kabir yeniden kapatılmıştı.
Yargı makamları; Riva Polis Merkezi ile yapılan ilk temaslar, HTS kayıtlarının analizi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yürütülen yazışmalar ve Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki tereke dosyası verileri ışığında delil toplama işlemlerinin çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.