Türkiye, çeyrek asra yaklaşan bir aradan sonra küresel diplomasinin en prestijli buluşmalarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. En son 2004 yılında İstanbul’da liderleri ağırlayan Türkiye, 22 yıl sonra bu kez başkent Ankara’da tarihi bir NATO Zirvesi’ni organize ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, son yılların en kritik uluslararası buluşması olarak nitelendiriliyor.
Zirveye, başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere İttifak üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, dışişleri ile savunma bakanları, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve çok sayıda davetli lider katılacak. Küresel güvenliğin geleceğinin masaya yatırılacağı zirve, katılımcı profili ve ele alınacak konular bakımından NATO tarihinin en kapsamlı buluşmalarından biri olmaya aday.

Küresel Güvenlikte "3.0" Dönemi Başlıyor
2004 yılındaki İstanbul Zirvesi’nde Soğuk Savaş sonrası döneme uyum sağlayan ve "2.0" vizyonunu kurumsallaştıran NATO, aradan geçen yılların ardından yeni nesil tehditlere karşı kabuk değiştiriyor. Ankara Zirvesi, İttifak’ın yeni güvenlik sınamalarına karşı geliştirdiği "3.0" versiyonunun şekilleneceği ana platform olacak.
Ankara’daki bu tarihi buluşma, bölgesel olmanın ötesinde küresel bir jeopolitik köprü işlevi de görecek. Zirveye NATO üyelerinin yanı sıra AP4 olarak adlandırılan Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore gibi Hint-Pasifik ortakları da katılım sağlayacak. Böylece Avrupa-Atlantik güvenliği ile Hint-Pasifik gündemi, Ankara’da ilk kez bu denli güçlü bir senkronizasyonla aynı masada buluşmuş olacak.

Savunma Sanayii İlk Kez Resmi Programda
Ankara Zirvesi, İttifak pratikleri açısından önemli bir yeniliğe de sahne olacak. Geçtiğimiz son 3-4 yıldır NATO zirvelerinin yan etkinliği olarak organize edilen Savunma Sanayii Forumu, bu yıl ilk defa resmi zirve programının ayrılmaz bir parçası haline getirildi. Öte yandan, temelleri yine 2004’teki İstanbul Zirvesi’nde atılan; Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan İstanbul İşbirliği Girişimi (İİG) de unutulmadı. Zirve kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel bir oturum gerçekleştirilerek küresel ortaklık bağları güçlendirilecek.
Başkentte Olağanüstü Güvenlik: 56 Bin Personel Sahada
Uluslararası kamuoyunun odaklandığı bu dev organizasyon için Ankara’da hazırlıklar en ince ayrıntısına kadar tamamlandı. Şehirde adeta kuş uçurtulmazken, lojistik ve güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Liderlerin ve heyetlerin ulaşımı için Ankara, Esenboğa ve Mürted olmak üzere 3 farklı havalimanı kesintisiz hizmet verecek.
Güvenlik koordinasyonu kapsamında sahada toplam 56 bin 288 personel görev yapacak. Bu gücün 48 bin 841’ini emniyet teşkilatı, 7 bin 447’sini ise jandarma unsurları oluşturuyor. Fiziksel önlemlerin yanı sıra dijital alanda da siber güvenlik kalkanı kuruldu; 639 uzman personel, siber ortamlarda suç ve suçlularla mücadele amacıyla 7/24 esasıyla sanal devriye faaliyeti yürütecek. Medyanın da yoğun ilgi gösterdiği zirveyi takip etmek üzere dünya genelinden yaklaşık 3 bin basın mensubu akreditasyon başvurusunda bulundu.

Diplomasinin Yoğun Trafiği: Yan Etkinlikler Başladı
Zirvenin ana oturumlarının yanı sıra Ankara ve İstanbul, uluslararası düşünce kuruluşları ve diplomatik forumların etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Haziran sonunda İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan NATO Parlamenter Zirvesi ile başlayan süreç; Ankara’da SAM-Chatham House Çalıştayı, "NATO Ankara Summit Dialogues" panelleri ve SETA-MSC işbirliğiyle düzenlenen "Allies at Ankara" gibi stratejik oturumlarla devam ediyor.
İstanbul 2004: Dönüşümün Tarihi Hafızası
Ankara’daki "3.0" dönüşümü hedeflenirken, gözler İttifak’ın 22 yıl önceki İstanbul Zirvesi’ne çevrildi. NATO’nun 55 yıllık tarihindeki 17. liderler zirvesi olan İstanbul buluşması, 7 yeni ülkenin (Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya) tam üye sıfatıyla katıldığı ilk organizasyon olarak tarihe geçmişti.
Dönemin ABD Başkanı George W. Bush, İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac gibi dünya siyasetine yön veren isimleri bir araya getiren İstanbul Zirvesi, NATO’nun Afganistan ve Irak’taki misyonlarını genişletme kararlarıyla hafızalara kazınmıştı. O dönem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılmamasıyla dikkat çeken zirve, İttifak’ın Soğuk Savaş sonrası en büyük genişleme hamlesinin tescillendiği yer olmuştu.