İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un liderliğini yaptığı "Mehmet Akif Suç Örgütü" davasının ilk duruşmasında müştekilerin ifadeleri alındı. 3'ü tutuklu 7 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler salon hazır bulundu.
Duruşmada beyanda bulunan müşteki M.A.Ö., iş görüşmesi amacıyla Ersoy'un evine gittiğini aktararak, görüşme sırasında gizli kamera ile kayıt altına alındığını fark ettiğini söyledi. Kendisine yöneltilen sorular üzerine ortamdan rahatsız olduğunu ve bir girdaba çekilmek istendiğini belirten M.A.Ö., herhangi bir cinsel tacize uğramadığını ve uyuşturucu madde kullanmadığını ifade etti.
Müştekiler Cinsel Saldırı Ve Zorlama İddialarını Reddetti
Duruşmada söz alan diğer müştekiler D.O., B.A., E.T., E.G., Ş.D.T. ve B.Ö., sanıklardan şikayetçi olmadıklarını beyan etti. Cinsel saldırı veya uyuşturucu kullanımına zorlanmadıklarını dile getiren müştekiler, yaşanan birlikteliklerin ve madde kullanımlarının kendi rızalarıyla gerçekleştiğini savundu. Hatay depreminin ardından İstanbul'a taşındığını belirten müşteki G.A. ise SEGBİS aracılığıyla bağlandığı duruşmada evinde iddia edilen olayların yaşanmadığını belirterek şikayetinin bulunmadığını kaydetti.
Sanık Hakları Ve Gizli Çekim Mağduriyetinin Hukuki Boyutu
Ceza yargılamalarında, kişilerin rızası dışında gizli kamera ile kayıt altına alınması Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesi kapsamında "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunu oluşturmaktadır. Müştekilerin cinsel saldırı veya zorlama yönündeki iddialardan vazgeçmesi ya da bu durumları reddetmesi halinde dahi, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi iddialar re'sen veya şikayete bağlı olarak mahkemece ayrı değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Duruşma, tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy'un mahkeme heyeti karşısında yapacağı savunma ile devam ediyor.