Yeni Birlik Gazetesi Gündem Mehmet Uçum 'Terörsüz Türkiye'nin şifrelerini verdi: 'Geri dönüşü olmayan bir eşik aşıldı'

Mehmet Uçum 'Terörsüz Türkiye'nin şifrelerini verdi: 'Geri dönüşü olmayan bir eşik aşıldı'

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinde gelinen son aşamayı AA Analiz için kaleme aldı; "Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci, artık geri dönüşü olmayan bir eşiği aşmıştır." dedi.

KAYNAK: AA

Türkiye, terörün sistematik olarak tasfiye edilmesi ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşılması sürecinde kritik bir virajı daha geride bıraktı. Sürecin artık geri dönülemez bir aşamaya ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, gelinen son durumu ve atılacak adımları Anadolu Ajansı'na analiz etti. Ankara'nın ajandasındaki en sıcak başlık ise TBMM tatile girmeden yasalaşması beklenen "Geçiş Süreci Kanunu."

Tasfiyenin Dört Temel Sütunu

Uçum, sürecin pratik ve hukuki boyutlarına dikkat çeken analizinde, sistematik terörün kalıcı olarak bitirilmesi için dört temel şartın öne çıktığını belirtti. Aktif terör eylemlerinin ve bu eylemlere sağlanan lojistik/finansal desteklerin tamamen ortadan kaldırılması ilk sırada yer alıyor. Bununla birlikte, terörün gölgesinde üretilen siyasi dilin son bulması ve demokratik siyasi aktörler üzerindeki illegal kadro vesayetinin kalıcı olarak tasfiye edilmesi hedefleniyor. Sürecin nihai başarıya ulaşması ise örgüt mensuplarının adli işlemleri ve topluma entegrasyonuyla mümkün olacak.

Ankara’da Güçlü İrade: Gözler Meclis’te

Analizde "Terörsüz Türkiye" hedefine giden yolda devletin tüm kurumlarıyla eşgüdüm içinde çalıştığı vurgulanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşunun sürecin en büyük güvencesi olduğu ifade ediliyor. Sürecin hukuki zeminini oluşturacak olan "Geçiş Süreci Kanunu" için geri sayım başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da işaret ettiği üzere, kanunun Meclis tatile girmeden yasama zeminine taşınması yönünde güçlü bir irade bulunuyor. Türkiye tarihinde ilk kez konunun bu düzeyde yasal bir çerçeveye kavuşacak olması, sürecin ciddiyetini ortaya koyuyor.

Provokasyon ve Sabotaj Girişimlerine Geçit Yok

Süreç ilerlerken, içerideki ve dışarıdaki bazı odakların kara propaganda faaliyetlerine hız verdiği gözleniyor. Özellikle tasfiye sürecine direnen örgüt dinamiklerinin bölgede gerçek dışı "savaş senaryoları" ürettiği ve süreci manipüle etmeye çalıştığı belirtiliyor.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın Irak ziyaretine yönelik ortaya atılan asılsız iddialar da bu sabotaj girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bölgesel barışı hedefleyen bu diplomatik temasların çarpıtılmasına karşı devletin tüm mekanizmalarıyla teyakkuzda olduğu ve süreci baltalamak isteyenlerin kendi meşruiyetlerini tüketeceği aktarılıyor.

"Diyalog Müzakere Değildir"

Süreçte kavram kargaşası yaratarak kamuoyunu yanıltmak isteyen odaklara karşı net bir ayrım yapılıyor. İmralı ve bağlantılı legal yapılarla yürütülen temasların bir "müzakere" değil, terörün tasfiyesine yönelik bir "diyalog" süreci olduğunun altı çiziliyor. Müzakerenin ancak terör vesayetinden tamamen kurtulmuş, meşru ve demokratik siyasi aktörlerle tüm Türkiye sathında yapılabilecek bir siyaset tarzı olduğu hatırlatılıyor. Etnik siyasetin bir şart olarak öne sürülmesinin ise kabul edilemez olduğu ifade ediliyor.

Bölgesel Barışın Teminatı: Türkiye

Analize göre yeni dönem vizyonu, sadece sınır içini değil, bölgedeki tüm Kürt nüfusunu da kapsayan kucaklayıcı bir yaklaşımı barındırıyor. Suriye ve bölgedeki küresel/bölgesel çatışmalarda Kürtlerin haklarına ve güvenliğine en büyük kararlılıkla sahip çıkan ülkenin Türkiye olduğu gerçeği, bu vizyonun en somut kanıtı olarak sunuluyor.