Yeni Birlik Gazetesi Gündem Mehmet Uçum'dan yeni anayasa mesajı: Meclis'te 400 oy geçilse de son söz halkın

Mehmet Uçum'dan yeni anayasa mesajı: Meclis'te 400 oy geçilse de son söz halkın

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 7595 sayılı Kanun sonrası gündeme gelen yeni anayasa tartışmalarına noktayı koydu: "Meclis'te 400 oy aşılsa dahi referandum şart."

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Kamuoyunda geniş yankı bulan 7595 sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" sonrası başlayan hukuki ve siyasi tartışmaları kaleme aldı. Uçum, yeni anayasa yapım sürecinden infaz hukuku reformuna, kullanılan siyasi dilden Anayasa Mahkemesi (AYM) başvuru ihtimallerine kadar gündemdeki birçok başlığa açıklık getirdi.

"400 Oy Aşılsa Dahi Referandum Zorunludur"

Yeni anayasa yapım sürecinde toplumsal ve hukuki meşruiyetin temel kriter olduğuna dikkat çeken Uçum, TBMM’deki nitelikli çoğunluğun tek başına yeterli olamayacağını belirtti. Mevcut Anayasa’ya göre 400 ve üzeri oyla kabul edilen değişikliklerin referanduma sunulma zorunluluğu bulunmadığını hatırlatan Uçum, sıfırdan yapılan bir "yeni anayasa" ile "anayasa değişikliği" arasındaki niteliksel farka vurgu yaptı.

Meclis'in "temsili kurucu irade", halkın ise "asli kurucu irade" olduğunu ifade eden Uçum, parlamento ne zaman ve hangi oy oranıyla yeni anayasayı kabul ederse etsin, metnin mutlak surette referanduma götürülerek yüzde 50'den fazla oyla onaylanması gerektiğini belirtti. Zamanlamaya da değinen Uçum, mevcut takvim göz önüne alındığında yeni anayasanın muhtemelen 29. Dönem TBMM tarafından tamamlanacağını öngördü.

7595 Sayılı Kanun ve AYM İhtimali

7595 sayılı Kanun’un Meclis’teki yüksek destekle (367 teklif, 467 kabul) yasalaştığına dikkat çeken Uçum, iptal davası açma hakkı bulunan aktörler ve oy dağılımı incelendiğinde soyut norm denetimi amacıyla AYM’ye başvuru yapılma olasılığının son derece düşük olduğunu ifade etti.

Eşitlik ilkesi tartışmalarına da değinen Uçum, Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına atıfta bulundu. Kanun önünde eşitliğin herkesin mutlak olarak aynı kurallara tabi tutulması anlamına gelmediğini belirten Uçum; kamu yararı, durumun getirdiği zorunluluklar ve objektif gerekçelerin varlığı halinde farklı düzenlemeler yapılmasının eşitlik ilkesini ihlal etmediğini kaydetti.

İnfaz Sistemi ve Siyasette Dil Hassasiyeti

7595 sayılı Kanun’un terörün kesin ve devamlı tasfiyesine yönelik özel ve geçici bir düzenleme olduğunun altını çizen Uçum, bu kanunun genel infaz mevzuatı için emsal teşkil etmeyeceğini vurguladı. İnfaz sisteminde reform ihtiyacının genel bir hukuk politikası olarak tartışılabileceğini belirten Uçum, ancak FETÖ ve diğer suç örgütlerine alan açacak girişimlere asla izin verilmeyeceğini dile getirdi.

Geçiş sürecinde kullanılan siyasi dilin önemine de değinen Uçum, devlete ve millete karşı kullanılan olumsuz söylemlerin terk edilmesi gerektiğini belirtti. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılabilmesi için tüm yapıların şiddet siyasetini ve silaha işaret eden dili tamamen geride bırakmasının şart olduğunu vurguladı.