AHBAP Derneği adına toplanan deprem bağışlarının yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, evinde gözaltına alınan Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur’un emniyetteki ilk ifadesi ortaya çıktı.
Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla savunma yapan Uğur’a; 6 Şubat depremleri döneminde gerçekleştirilen yardım yayınları, AHBAP Derneği kurucusu Haluk Levent ile olan ilişkileri, şirket yapılanmaları ve hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketleri soruldu.
İfadesinde hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddeden Uğur, herhangi bir dolandırıcılık eyleminde bulunmadığını, suç örgütüne dahil olmadığını ve mal varlığı aklama faaliyetlerine karışmadığını beyan etti.
"Topladığımız şey para değil, teyitli bilgidir"
Deprem gününden itibaren Babala TV üzerinden yürütülen dijital yayınlar ve bu süreçte kullanılan ifadeler sorgunun ana odak noktasını oluşturdu. Deprem günü İstanbul’daki güçlü iletişim imkanlarını kullanarak yardım çalışmalarına destek vermeye çalıştıklarını anlatan Uğur, Haluk Levent’in daveti üzerine Hatay’a gittiklerini ve bölgede yardım ekipleriyle röportajlar yaptıklarını belirtti.
İstanbul’a döndükten sonra yardım yayınlarını sürdürdüklerini ve ekranın alt bandında AFAD ile AHBAP Derneği’ne ait teyitli IBAN bilgilerini eş zamanlı paylaştıklarını ifade eden Uğur, bazı röportajlarda kullanılan "para topluyoruz" şeklindeki ifadelerin yanlış anlaşıldığını savundu.
Uğur, "Hesaplarımıza inceleneceği üzere bir kuruş dahi para yatmamıştır. Biz herhangi bir sivil toplum kuruluşu değiliz. Böyle bir faaliyet yapamayacağımızın da farkındayız. Aktardığımız şey para değil bilgidir" dedi.
Özel olarak AHBAP Derneği’ne bağış yapılmasını istemediğini, AFAD ve Kızılay’ın bilgilerini de kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Uğur, bu yayınlar vesilesiyle AFAD tarafından kendisine bir "Teşekkür Belgesi" takdim edildiğini de sözlerine ekledi.
Şirket içi hesap hareketleri ve gayrimenkul alımları
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna yansıyan transferler ve Babala TV’nin muhasebe kayıtları da ifadede detaylıca sorgulandı. Babala TV’de sigortalı çalışan olduğunu, Osis Yapım’da %25 hissesinin bulunduğunu ve kanalların annesine ait bir aile şirketi formatında işletildiğini belirten Uğur, YouTube gelirlerinin 2021 yılından itibaren ortaklar arasında paylaştırıldığını ifade etti.
Şirket hesabından gerçekleştirilen 25 milyon liralık Çekmeköy Ömerli’deki konut ödemesine açıklık getiren Uğur, Gain Medya Grubu ile imzaladıkları 30 milyon liralık program sözleşmesi kapsamında ilk ödemeyi yüksek talep ettiklerini, konutun bu ticari gelirle ve banka kredisi desteğiyle satın alındığını söyledi. Hesaplara giren 6,5 milyon liralık nakit parayı ise ev tadilatı, vergi borcu ve personel maaşları için alınan borçlar olarak nitelendiren Uğur, araç alımı için yapılan 9,7 milyon liralık işlemin isim hatası yüzünden tekrarlanması nedeniyle hesaplarda yapay bir şişkinlik oluştuğunu, tüm hareketlerin resmî ticari faaliyetlerden ibaret olduğunu savundu.
Suç gelirlerinin aklanması suçu ve yasal çerçeve
Soruşturma birimleri, emniyete yansıyan hesap hareketlerini 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında inceliyor. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 282. maddesinde düzenlenen "Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçu, alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilen gelirlerin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edilmiş gibi göstermek amacıyla çeşitli finansal işlemlere tabi tutulmasını kapsıyor. Soruşturma kapsamında özel bir bankanın olağandışı hareketlilik nedeniyle MASAK'a ihbarda bulunması, adli sürecin teknik altyapısını oluşturdu.
Oğuzhan Uğur’un müdafileri ise müvekkillerinin ev ve ofisinde gece saatlerinde yapılan aramalarda hukuki usulsüzlükler bulunduğunu ileri sürerek, el konulan dijital materyallerin delil vasfına itiraz etti. Hesap hareketlerinin resmi ticari belgelerle ispatlanabilir olduğunu belirten avukatlar, Uğur'un serbest bırakılmasını talep ederken adli süreç kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın masumiyet karinesi altında devam ediyor.