Sermaye piyasalarındaki usulsüz işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturması kapsamında ikinci kez adliyeye çağrılan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak Marmara Cezaevi'ne gönderildi.
Kaya'ya "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ile "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi. Can güvenliği gerekçesiyle cezaevinde tek kişilik odaya alınan eski bakan hakkında, eski AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Başhekimin kendisini kapıda karşılamasını istiyordu iddiası
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada tutuklama sürecini ve kamuoyuna yansıyan görüntüleri değerlendiren Şamil Tayyar, Kaya'nın geçmişteki yönetim ve kişisel davranış anlayışına tepki gösterdi. Eski bakanın henüz bakanlık koltuğuna oturmadığı bir döneme işaret eden Tayyar, "Bir zamanlar muayene için gittiği hastaneden başhekimin kendisini kapıda karşılamasını istiyordu. Bakan bile değilken. Kibir, Allah'a isyan olarak kabul edilen büyük günahlardan sayıldığı halde. Şimdi gardiyanlarla muhatap" ifadelerini kullandı.
Tayyar, başka isimlerin yargı süreçlerinde de aynı tutumu sergilediğini belirterek bir başkasının mağduriyeti üzerinden sevinç duymadığını söyledi. Hukuki sürecin herkes için ibret verici olduğunu vurgulayan Tayyar, ortaya çıkan tablodan toplumun ve siyaset kurumunun gerekli dersleri çıkarması gerektiğine işaret etti.
Soruşturma dosyasında 16 Eylül virman işlemi ve tek kişilik oda kararı
Tutuklama sürecine giden yargı dosyasında, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı 131 yatırım fonunun tasfiyesi kararı kritik rol oynadı. Savcılığın mahkemeye sunduğu sevk yazısında; Kaya'nın portföyündeki Özata Denizcilik (OZATD) hisselerini fonların tasfiye kararından sadece bir gün önce, 16 Eylül'de piyasada satmak yerine Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye virman yoluyla devrettiği ve olağan T+2 takas süresi yerine bedeli T+0 esasıyla aynı gün hesabına aktardığı tespit edildi.
Dosyada içeriden bilgi alma (insider trading) ve delil karartma şüphesi kuvvetli bulunurken, Marmara Cezaevi idaresi de eski bakanın can güvenliği riski nedeniyle kendisinin yazılı talebi bulunmadıkça koğuşa verilmeyeceğini ve tek kişilik odada tutulacağını kayıtlara geçirdi.