Gayrimenkul ve icra hukukunda alışılagelmiş usul kurallarını baştan yazacak nitelikte emsal bir karara imza atıldı. Kirasını ödemediği gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatılan bir borçlu, ödeme emrinin kendisine fiziksel olarak tebliğ edilmediğini ve takipten çok sonra haberdar olduğunu iddia ederek mahkemeye başvurdu. Ancak dijital ayak izleri borçlunun savunmasını boşa çıkardı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, UYAP Vatandaş Portal üzerinden icra dosyasını görüntüleyen borçlunun takibi öğrendiğini kabul ederek, şikâyet sürelerinin bu tarihten itibaren başladığına karar verdi.
Nişantaşı’ndaki Kira Anlaşmazlığı İcra Mahkemesine Taşındı
Hukuki süreç, Nişantaşı’nda bulunan bir gayrimenkulün kiracısının kira bedelini zamanında ödememesi üzerine ev sahibinin icra takibi başlatmasıyla başladı. İcra dairesi tarafından kiracıya ödeme emri çıkarıldı. Ancak kiracı tarafı, söz konusu tebligatın kendisine usulüne uygun ulaştırılmadığını savundu. Kiracı vekili; tebligatın fiilen yaşanmayan adrese yapıldığını, mazbatadaki bilgilerin yetersiz olduğunu öne sürerek icra takibinden tesadüfen haberdar olunduğunu ve öğrenme tarihinin 11 Ekim 2024 olarak esas alınması gerektiğini talep etti.
İlk Derece Mahkemesi Kiracıyı Haklı Buldu
Şikâyeti değerlendiren ilk derece mahkemesi, kiracı lehine bir karar verdi. Mahkeme, borçlunun kira sözleşmesinde yer alan bilinen adreslerine tebligat çıkarılmadan, doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmasını usule aykırı buldu. Bu gerekçeyle kiracının usulsüz tebligat şikâyetini kabul etti. Ancak ev sahibi tarafının avukatı Gizem Gonce aracılığıyla dosyayı istinafa taşımasıyla davanın seyri tamamen değişti.
UYAP Log Kayıtları İstinaf Mahkemesinde Ezber Boştu
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, dijital sistemlerdeki veri kayıtlarını mercek altına aldı. Yapılan teknik incelemede, borçlunun kişiye özel e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal’a giriş yaptığı ve icra dosyasındaki tebligatları 28 Eylül 2024 tarihinde görüntülediği tespit edildi. Ayrıca borçlunun dayanak belgeleri 4 Ekim’de, takip talebini ise 10 Ekim’de incelediği UYAP sistem kayıtlarına yansıdı.
İstinaf mahkemesi, borçlunun sisteme kişisel şifresiyle girerek belgeleri incelediği 28 Eylül 2024 tarihinin "öğrenme tarihi" olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. İcra ve İflas Kanunu uyarınca hak arama ve şikâyet sürelerinin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini vurgulayan mahkeme, kiracının şikâyetini yasal süresinde yapmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdı ve davanın reddine karar verdi.
"Tebligat Gelmedi, Sürem Başlamadı" Algısı Yıkıldı
Kararın hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Gizem Gonce, toplumda yaygın olan "Fiziksel tebligat elime ulaşmadıkça yasal süre başlamaz" düşüncesinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirtti. UYAP ve e-Devlet gibi dijital platformların yargılama süreçlerindeki rolüne dikkat çeken Gonce, sisteme giriş yapılarak dosya içeriğinin kontrol edilmesinin mahkemelerce resmi bir "öğrenme" delili olarak kabul gördüğünü vurguladı.
Uzmanlar, hakkında dava veya icra takibi bulunan vatandaşların e-Devlet ya da UYAP üzerinden dosya incelediklerinde yasal sürelerin işleymeye başlayabileceğini unutmamaları gerektiğini, hak kaybına uğramamak adına sadece evrak bakmakla kalmayıp zaman kaybetmeksizin gerekli hukuki adımları atmalarının kritik önem taşıdığını belirtiyor.