Yeni Birlik Gazetesi Gündem Trabzon'dan Antalya'ya uzanan mavi köprü: İklim krizine karşı küresel okyanus diplomasisi

Trabzon'dan Antalya'ya uzanan mavi köprü: İklim krizine karşı küresel okyanus diplomasisi

İklim değişikliğiyle mücadelede okyanus odaklı çözümlere vurgu yapılan üst düzey zirvede, uluslararası iş birliği ve erişilebilir mavi finansman modelleri öne çıktı.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında düzenlenen Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu, Karadeniz’in stratejik kenti Trabzon’da gerçekleşti. Uluslararası delegasyonların, bakanların ve alanında uzman isimlerin katıldığı organizasyonda, küresel ısınmanın denizel ekosistemler üzerindeki tahribatına karşı atılacak somut adımlar ele alındı.

Zirvenin açılışında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, gezegenin "mavi akciğerleri" olan okyanusların koruma altına alınmasının tüm insanlığın ortak görevi olduğunu belirtti. Yaşam kaynağı olan bu alanların korunmasında retorikten ziyade sahadaki uygulamaların belirleyici olacağını vurgulayan Kurum, Türkiye’nin bu alandaki birikimlerini küresel ölçeğe taşımaya hazır olduğunu ifade etti.

2050 Projeksiyonu: 400 Milyar Doları Aşan Ekosistem Maliyeti

Deniz ve okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik ve sosyal boyutlarına ilişkin verileri paylaşan Bakan Kurum, 3 milyardan fazla insanın doğrudan geçim kaynağı olan okyanusların ciddi riskler altında bulunduğunu aktardı. Mevcut tahribatın önlenememesi halinde 2050 yılına kadar ortaya çıkacak ekonomik maliyetin 400 milyar doları aşabileceği uyarısında bulundu.

Tehditlerin yanı sıra doğru yönetilen politikaların hızlı sonuç verdiğine de değinildi. Karadeniz ve Akdeniz’deki sürdürülebilir yönetim adımları sayesinde balık stoklarında yüzde 15’lik bir iyileşme kaydedildiği, dijital ikiz teknolojileri ve mavi ekonomi konseptiyle koruma süreçlerinin veriye dayalı hale getirildiği belirtildi.

Türkiye’nin Sahada Uyguladığı Mavi Saha Projeleri

Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz gibi küresel ortalamanın üzerinde ısınan hassas su kütlelerine komşu olduğuna dikkat çekilerek, yürütülen somut çevre projeleri aktarıldı. Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesini artırmak üzere ortak bir merkezin faaliyete geçirildiği, Fethiye-Göcek bölgesinde ise deniz çayırlarını ve biyoçeşitliliği koruyan "Mapa-Şamandıra Sistemi" ile 17 koyda yüzlerce teknenin çevre dostu biçimde ağırlandığı ifade edildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise denizcilik sektöründe emisyon azaltımı ve limanlarda yeşil dönüşüm odaklı hamleleri paylaştı. Yeni nesil temiz yakıtlar, kıyıdan gemi besleme sistemleri ve yenilenebilir enerji entegrasyonu sunan "Yeşil Liman Sertifikası" uygulamasının yaygınlaştırıldığı, mevcut altyapıların da bu standartlara uyum sağlamasının zorunlu hale getirildiği kaydedildi.

Küresel Paydaşlardan Uluslararası Koalisyon ve "Mavi Finansman" Vurgusu

Oturuma katılan Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluş temsilcileri, denizel koruma hedeflerinin sadece yerel değil, uluslararası koalisyonlarla başarıya ulaşabileceğini savundu. UNFCCC yetkilileri, iklim eylem planlarının ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) içine okyanus odaklı hedeflerin entegre edilmesi gerektiğini belirtirken, bu süreçlerin sürdürülebilir biçimde fonlanması için erişilebilir "Mavi Finansman" mekanizmalarının şart olduğuna dikkat çekti.

Pasifik ada devletleri ve Avustralya temsilcilerinin de destek verdiği zirvede, okyanusların sadece iklim krizinden en çok etkilenen unsurlar değil, aynı zamanda çözümün en büyük parçası olduğu vurgulandı. Trabzon’da şekillenen "Mavi COP" vizyonunun, Antalya’da düzenlenecek küresel zirvede bağlayıcı ve uygulanabilir kararlara dönüştürülmesi hedefiyle oturum tamamlandı.