İş hayatında çalışanlar arasındaki iletişimin sınırlarını belirleyen ve çalışma barışının önemine dikkat çeken çok kritik bir Yargıtay kararı ortaya çıktı. Bir otelde şef aşçı olarak görev yapan ve mesai arkadaşlarına yönelik sert tavırlarıyla bilinen K.H., stajyer aşçıya ağır hakaretlerde bulununca tazminatsız olarak kapı önüne konuldu. Yıllar süren hukuk mücadelesinde ise son sözü Yargıtay söyledi.
Yerel Mahkeme "Somut Belge Yok" Demişti
Olay, işten çıkarılan aşçıbaşı K.H.'nin soluğu mahkemede almasıyla başladı. İş sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini öne süren K.H.; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla mesai, tatil ücretleri ve ödenmeyen diğer alacaklarının tahsili talebiyle işverene dava açtı.
Otel yönetimi ise mahkemedeki savunmasında iddiaları kesin bir dille reddetti. Yönetim, K.H.'nin stajyer aşçı M.K. başta olmak üzere diğer çalışanlara sürekli sinkaflı küfürler ettiğini, iş yerinde huzuru bozduğunu ve bu sebeple işten çıkarılmasının tamamen yasal olduğunu belirtti. İş Mahkemesi, dosyada hakaretleri kanıtlayan somut bir belgenin bulunmaması gerekçesiyle işçiyi haklı bularak davanın kısmen kabulüne ve tazminatların ödenmesine hükmetti.
İstinaf Onadı, Patron Pes Etmedi
Yerel mahkemenin kararı sonrasında otel işletmecisi dosyayı İstinaf'a taşıdı. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, iş mahkemesinin kararını yerinde bularak itirazları reddetti. Bunun üzerine pes etmeyen işveren, dosyayı Yargıtay'a taşıyarak hukuki mücadelesini sürdürdü. Yıllar süren davanın kaderini değiştiren karar ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nden geldi.
Yargıtay: "İş İlişkisinde Güven Temeli Çökmüştür"
Dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak işverenleri ve çalışanları yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir gerekçe yazdı. Yüksek Mahkeme, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlarının, işveren açısından iş ilişkisini sürdürülemez hale getirdiğine dikkat çekti.
Yargıtay kararında şu çarpıcı ifadelere yer verildi: "Davacının iş yerinde stajyer olarak çalışan M.K.'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırdığı, sinkaflı küfürler ve şiddet içerikli sözler sarf ettiği ortadadır. Göz ameliyatı geçiren ve doktoru tarafından çalışmaması gerektiği belirtilen stajyere, herkesin içinde 'öküz, mal, salak, işe yaramazsın' diyerek rencide ettiği anlaşılmıştır."
Çalışma Barışını Bozan Tazminatını Kaybeder
Yargıtay, iş yerinde düzeni ve disiplini sağlamanın işverenin en temel haklarından biri olduğunu hatırlattı. Kararda, aşçıbaşının kendisine emanet edilen stajyere yönelik agresif tavırları ve küfürlü dilinin ahlak ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
Bu davranışların iş yerindeki "çalışma barışını" temelden sarstığını belirten Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesine (Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller) atıfta bulunarak işverenin derhal fesih hakkının doğduğuna hükmetti. Karar sonucunda, mesai arkadaşlarına hakaret eden şef aşçının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kesin olarak reddedildi.