Güneşin ve sıcak hava koşullarının etkisini yoğun bir şekilde hissettiğimiz yaz günlerinde, birçok insanın iştahı azalırken, enerji düşüklüğü de yaşanmaktadır. Bu süreçte, serinletici içeceklerin tüketimi artarken, uzmanlar tarafından sağlıklı beslenmenin önemi vurgulanmaktadır. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, vücudun sıcak hava şartlarına uyum sağlamak için normalden daha fazla çalıştığını ve bu süreçte ciddi su kaybı yaşadığını belirtmektedir.
Yaz sıcaklıkları, vücudumuzdaki birçok fonksiyonu etkileyerek sağlığımıza olumsuz yansımaktadır. Dyt. Beyza Vural Öten, sıcak havalarda dengeli bir beslenme biçiminin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etmektedir. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken besinlerin yanı sıra, yiyecek ve içecek tüketim saatleri konusunda da özen göstermenin gerekliliği vurgulanıyor.
Yaz aylarında değiştirilmesi gereken 3 kritik beslenme alışkanlığı
Diyetisyen Beyza Vural Öten, sıcak günlerde beslenme saatlerine dikkat etmenin sağlıklı beslenmenin önemli bir unsuru olduğunu belirtiyor. Sindirim sırasında vücut ısısının arttığını, bu etkinin ise sıcak havalarda daha fazla hissedildiğini vurgulayan Öten, "Günün en sıcak saatleri olan 12.00-15.00 arasında ağır yemeklerden uzak durulmalı, hafif yemekler tercih edilmelidir" diyor.
Öten, kafein alımını da kontrol altına almanın gerektiğini belirtiyor. Zira çay, kahve ve enerji içecekleri diüretik etkisi ile vücuttan su kaybını artırabilmekte. Aşırı sıcaklardan kaçınmak amacıyla tercih edilen soğuk kahve ve çaylar, istemeden de olsa su kaybına yol açarak sıvı ihtiyacını artırabilir. Ayrıca ağır yemeklerden, özellikle kızartmalardan ve yağlı yiyeceklerden kaçınmanın önemini vurgulayan Öten, bu tür yiyeceklerin sindirimi zorlaştırarak vücut ısısını artırabileceğini sözlerine ekliyor.
Vücudun susuz kalması en büyük tehlike
Dyt. Beyza Vural Öten, sıcak havalarda vücudun iç sıcaklığını korumak için daha fazla çalıştığını ve bu süreçte su ve elektrolit kaybının gerçekleştiğini ifade ediyor. "Yeterli sıvı ve minerallerin alınmaması dehidrasyona sebep olabilir. Dehidrasyon, baş ağrısı, yorgunluk, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösterebilir" diyen Öten, bu durumun vücudun su oranının yüzde 1-2 azalması ile bile ortaya çıkabileceğinin altını çiziyor.
Su tüketiminizi, su içeriği yüksek besinlerle destekleyin
Günlük suyu ihtiyacının yaklaşık %30'unun besinlerden sağlandığını belirten Dyt. Beyza Vural Öten, su içeriği yüksek gıdaların beslenme planında yer almasının vücut serinliğinin korunmasına katkıda bulunduğunu ifade ediyor. Yazın vazgeçilmez meyveleri olan karpuz ve kavunun su oranının yüzde 90-92 olduğunu söyleyen Öten, salatalık ve domates gibi yüksek su içeriğine sahip sebzelerle de bu dengelerin sağlanabileceğini belirtiyor.
Öten, yazın sıkça yapabilecekleri sağlıklı tariflerden bahsederek, "Soğuk ayran aşı, hem doyurucu hem dehidrasyonu destekleyen bir alternatiftir. Bir su bardağı haşlanmış buğday, yarım su bardağı haşlanmış nohut ve iki su bardağı süzme yoğurt ile hazırlanan karışıma bolca taze nane ve dereotu eklemek, ferahlatıcı bir öğün elde etmenizi sağlıyor" şeklinde açıklamalarını sürdürüyor. Ayrıca, doğal elektrolit içeceği yapımı için iki bardak su ile bir bardak maden suyu ve yarım limonun suyu karıştırılarak hazırlanmasının da önemli olduğunu vurguluyor.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BESLENME VE DİYETETİK UZMANI DYT. BEYZA VURAL ÖTEN