Çocukluk yıllarından itibaren yüz hatları gerekçe gösterilerek ağır beyanlara, "uzaylı" ve "engelli" gibi yakıştırmalara maruz kalan Ebru Erdem, toplumun dayattığı estetik kalıplarını reddederek ilham veren bir duruş sergiliyor. Maruz kaldığı acımasız eleştirileri ve akran zorbalığını bir kenara bırakan genç kadın, görünüşünü değiştirmek yerine kendisiyle barışmayı ve bu farklılığı bir farkındalık aracına dönüştürmeyi seçti. Sosyal mecrada "Avatar Kadın" ismiyle bilinen Erdem, fiziksel özellikleri nedeniyle ötekileştirilen tüm bireylerin sesi olmayı amaçlıyor.
"Paran Yoksa Biz Verelim" Baskısına Sert Yanıt
Sosyal medyada varlık göstermeye başladığı ilk günden itibaren yoğun bir estetik baskısıyla karşı karşıya kaldığını aktaran Erdem, kullanıcıların sınırı aşan yorumlarına dikkat çekiyor. "Gerekirse ameliyat paranı biz toplayalım" şeklinde gelen tekliflerin ve yıkıcı eleştirilerin kabul edilemez olduğunu belirten genç kadın, hiçbir maddi güç veya toplumsal baskının kendisini ameliyat masasına oturtamayacağını vurguluyor. Yüz hatlarını doğduğu günden beri sevdiğini ifade eden Erdem, sırf başkalarının estetik anlayışına uymadığı gerekçesiyle bıçak altına yatmayı reddediyor.

Çocukluk Yıllarından Bugüne Taşınan Zorbalık
Fiziksel farklılığı sebebiyle yaşadığı dışlanmanın temelinin anaokulu ve ilkokul çağlarına dayandığını ifade eden Erdem, o dönemlerde akranları tarafından adeta bir "insan dışı varlık" muamelesi gördüğünü dile getiriyor. Oyun alanlarında ve sınıf ortamında karşılaştığı ayrımcılığın psikolojik yüküne rağmen ayakta kalmayı başaran Erdem, bu süreçte en çok da "engelli" ifadesinin bir hakaret veya küçümseme aracı olarak kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımın sadece kendisine değil, engelli bireylerin tamamına yönelik büyük bir saygısızlık olduğunu vurguluyor.

"En Büyük Lince Kadınlardan Uğradım"

Dayanışma beklentisinin aksine sosyal medyada en ağır eleştirileri hemcinslerinden aldığını belirten Erdem, "Kadın kadının yurdu olması gerekirken en acımasız zorbalığı kadınlardan gördüm" diyerek toplumsal bir çelişkiye dikkat çekiyor. Yaşadığı süreç boyunca kendi mücadelesini tek başına vermek zorunda kaldığını belirten genç kadın, ailesinin ve kısıtlı sayıdaki dostunun desteğiyle içsel gücünü koruduğunu aktarıyor.

Hedefi Hollywood ve Sosyal Farkındalık
Geçmişte kendisini incitmek için kullanılan "Avatar" benzetmesini bugün kendi özgün markası haline getiren Erdem, sinema dünyasına da açık bir çağrıda bulunuyor. Yüz yapısının orijinal Avatar yapımındaki karakterlerle olan benzerliğini bir avantaja çevirmek isteyen genç kadın, serinin devam filmlerinde rol alma arzusunu dile getiriyor.

Amacının, tek tipleşen güzellik anlayışına karşı durmak ve kendisini toplumdan gizleyen bireylere cesaret vermek olduğunu belirten Erdem, "Dış görünüşümle barışığım ve kendimi çok seviyorum. İstiyorum ki herkes kendi özgünlüğüyle gurur duysun ve kimse başkalarının kriterleri yüzünden kendini saklamasın" sözleriyle mücadelesini sürdüreceğini ifade ediyor.