Pastel işler…
Kanal D için hazırlanan yeni dizinin adı kulislerde “Daha On Yedi” olarak geçiyor. Bazı yerlerde de isminin “17” diye anıldığını duydum. Bakalım neye karar verecekler.

Pastel Film uzun süredir ekranlara yeni bir iş çıkarmıyor. O yüzden bu proje ister istemez dikkatimi çekti. Açık konuşacak olursam; yapımcının geçmişine baktığımda uzun soluklu, hafızalarda yer eden işleri az. Bu yüzden “Daha On Yedi”nin nasıl olacağını daha çok merak ediyorum.
Senaryosunu Redife Zerener ve Gökhan Korkusuz yazıyor. Projenin yönetmeni de Emre Kabakuşak olacak. Elbette bu önemli bir detay, tesadüfi bir tercih gibi durmuyor. Ama bugünün projelerini, iyi bir yönetmen tek başına kurtaramıyor.
Şu an için oyuncu kadrosunda netleşen isim yok. Ortada paylaşılan bir hikâye yok. Netleşmiş bir yayın tarihi de yok. Seyirci için hikâye önemli ama oyuncu isimleri de en az onun kadar belirleyici. Kadro güçlü değilse işin şansı azalıyor.
“Daha On Yedi” adını ilk duyduğumda, ister istemez “bir gençlik dizisi geliyor galiba” dedim. Eğer düşündüğüm gibi bir iş çıkarsa, işleri daha zor. Çünkü bizim izleyici gençlik dizilerine çok da rağbet göstermiyor. Tabii bu sadece isimden yaptığım bir çıkarım. Ters köşe yapıp bambaşka bir hikaye de çıkabilir, umarım öyle olur.
GEÇ VE GÜÇ!

Ayy şükürler olsun, “İnci Taneleri”m başlıyor. Geç oldu ama olsun! Ne yalan söyleyeyim, ikinci sezonu başlamayacak diye ödüm kopuyordu. Çünkü son dönemde “başlayacak” deyip, sessiz sedasız buhar olan çok dizi gördük.
Malum, her geçen gün dizi maliyetleri artıyor. Kanal ve yapımcı uzlaşamazsa olan projeye oluyor. Dizi yarım kalmış, final yapmış, yapmamış kimsenin umurunda olmuyor. Bitiriyorlar!
İşin Aslı astarı; birinci sezonun son bölümlerinde küçük reyting düşüşleri başlamıştı. Buna da “hikâye ağır akıyor” bahaneleri gösterildi. Bu sebeple diziyi bırakan varsa, baştan niye izlediğini de sorgulamak lazım. Dilber’in sahneleri zaten YouTube vardı, açıp açıp izleselerdi. Yılmaz Erdoğan’ın dili belli! Ve biz onu tam da bu sebepten severiz. Biz onun kendine has teşbihlerini, şiirsel dilini severiz. Telaşsız, dingin anlatımına bayılırız. O; yormadan anlatır, güldürür, ağlatır, köşe bucak düşündürür. İkinci sezona bunu bilerek gelin.
Yeni sezonda Aytek Şayan, Ülkü Hilal Çiftçi, Özgün Çoban, Gözde Gürkan, Bekir Aksoy ve Begüm Atak olmayacak. Ne yalan söyleyeyim; gidenler, üzüleceğim isimler değil.
Ben Dilber’i özledim. Yıldız’ı Özgür’ü özledim. En çok da Azem’i özledim. Bir an önce “İnci Taneleri” başlasın. Sonrasını sonra konuşuruz.
İLK DİLEK YÜKLENİYOR…

2026’ya girerken ilk dileğin neydi? Mutlu olmak, gülmek miydi? İlk dileğiniz kabul oldu. “D.I.S.C.O.” ya gidin… İddia ediyorum; gülüp, eğlenmeden çıkmayacaksınız.
1 Ocak’ta vizyona girdi ama ben henüz filmi izlemedim. Genelde izlemediğim projeler için böyle büyük büyük laflar etmem fakat bu film için ediyorum! Ki yarın ben de gidiyorum.
Filmde Giray Altınok, Kerem Özdoğan var. İtiraf edin, bu ikilinin fotoğrafını bile görseniz sırıtmıyor musunuz? Bu adamlar işin içindeyse gülmek sürpriz değil. Ayrıca Özge Özacar, Yıldız Çağrı Atiksoy, İrem Sak, Şükrü Özyıldız da kadroda.
Yönetmen koltuğunda Ömer Faruk Sorak oturuyor. İşi bilen, komedinin görsel dilini yakalayan bir yönetmen. O yüzden içim daha da rahat.