İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İnfaz düzenlemesi mi vicdan katliamı mı?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye, yargı paketleriyle dolu bir kaosa sürükleniyor. 11. Yargı Paketi’nin Aralık 2025’te yasalaşmasıyla binlerce hükümlü sokaklara dökülürken, şimdi gözler 12. Paket’te. Resmi dil “infaz reformu” diyor, ama gerçek apaçık: Bu, fiili bir af! Cezaevlerini boşaltma adına toplumun güvenliğini hiçe sayan, cezasızlık algısını körükleyen bir vicdan katliamı. Devlet, vatandaşa karşı işlenen suçları affedemez – sadece kendine karşı olanları. Anayasa bunu emrediyor. Peki neden mağdurların gözyaşı, suçluların zafer çığlığına dönüşüyor? Çünkü bu paketler, adaleti değil, popülizmi besliyor. Sokaklar suçla dolarken, vicdanlar boşalıyor!

AF MASKESİYLE GELEN FELAKET

11.  Paket’le 31 Temmuz 2023 öncesi suçlar için denetimli serbestlik 3 yıl erken uygulandı – terör, cinsel suçlar, kadına şiddet ve deprem cinayetleri hariç. Sonuç? 50 bin tahliye, ardından binlerce daha tahliye. Kulağa “eşitsizlik giderme” gibi geliyor, değil mi? Hayır! Bu, cezanın fiilen silinmesi. Hükümlüler elini kolunu sallayarak çıkıyor, mağdurlar ise “Adalet nerede?” diye haykırıyor. Sosyal Medya’da tahliye kutlamaları, “cezaevinden selam” videoları… Bu mu reform? Bu, suça davetiyeden başka bir şey olamaz.

12.  Paket çalışmaları ise yeni fırtına koparıyor. İnfaz oranları yarıya indirilecek, şartlı tahliye kolaylaşacak. AK Parti kaynakları “cezaevleri doluluğunu azaltacağız” diyor. Ama bedelini kim ödüyor? İyi vatandaşlar! Hırsızlar, dolandırıcılar, şiddet uygulayanlar sokaklara salınırken, toplumun sinir uçları yanıyor. Hukukçular uyarıyor: “Fiili af, cezayı ortadan kaldırıyor!” Bir ceza hukukçusunun ifadesi ile; “İnfazla cezayı yok edemezsiniz!” Bu paketler, yamalı bohça gibi – her seferinde yeni delik açılıyor.

VATANDAŞA KARŞI SUÇ AFFEDİLEMEZ

Anayasa’nın 87. maddesi kristal gibi net: Genel af, sadece devlete karşı suçları kapsar – vatandaşa karşı olanlar dokunulmaz! Cinayet, şiddet, hırsızlık… Bunlar mağdurun hakkı. Devlet, mağduru değil suçluyu mu koruyacak? Bu, hukuk devletinin intiharı! 11. Paket sonrası suç dalgası, 12.’de patlayacak. Tahliye olanlar tekrar suç işlerken, “Nasıl olsa indirim gelir” algısı suçu azgınlaştırıyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız haklı haykırıyor: “Bize düşen görev;

hem hakim, savcı, avukat gibi uygulayıcıların hem de hükümlerin anlayabileceği karmaşık olmayan, oldukça sade, anlaşılabilir cezanın ıslah edici fonksiyonlarını gözeten, infaz eşitliğini ve adaletini sağlayacak ve daha sonra da değiştirmeye ihtiyaç duyulmayacak bir infaz kanunu yapmak olmalıdır”. Karmaşık, eşitsiz infaz yasası yeniden yazılmalı – ama cezasızlık algısı yaratmadan caydırıcı olmalı. Türkiye hukuk devleti ise, önceliği suçluları salmak değil, vatandaşın can ve mal güvenliğini çelik gibi korumak olmalı. Suçu meşrulaştırmak değil, ağır cezalarla kökten engellemek olmalı.

MAĞDURLARIN ÇIĞLIĞI DUYULMUYOR

Sahada gördüklerim yürek yakıyor: Mağdurlar “Benim acım neden affediliyor?” diye soruyor. Kadına şiddet, çocuk istismarı hariç tutulsa da, “standart suçlar” için kapılar ardına kadar açık. Uyuşturucu tacirleri, dolandırıcılar… Hepsi dışarıda! Cezaevleri boşalıyor, ama sokaklar doluyor – korkuyla! Sosyal Medya platformları isyanda: “Cezasızlık algısı suç oranlarını patlatıyor!” 11. Paket’in kaosu yetmedi mi? Deprem mağdurları Meclis önünde eylem yaptı da kapsam dışı tutuldu – ama diğer mağdurlar unutuldu.

Bu düzenlemeler, adalete güveni sıfırlıyor. Yargı prestiji yerle bir oluyor. Hakimler ceza veriyor, infaz eritip salıveriyor, yargılama salonları tiyatro sahnelerine dönüyor! Siyasi mahkumlar, disiplin cezalılar dışlanıyor.

GERÇEK REFORM VİCDANLI OLMALI

Sonuç: Bu örtülü aflar, toplumun sinir uçlarını dağlıyor – hukuk devletini mezara gömüyor! Çözüm geçici paketlerde değil: Kalıcı, caydırıcı reformlarla yapılır. Eğitimle, ekonomiyle suç önlenmeli. Eşit infaz, mağdur odaklı adalet şart. Fethi Yıldız’ın dediği gibi: Sade, anlaşılır, cezasızlık yaratmayan bir infaz yasası – hem de anayasaya kazınmalı!

Meclis’e sesleniyoruz: Vicdan terazisini elinize alın! Suçlular değil, masum vatandaşlar korunmalı. Aksi takdirde, ceza alan toplum olacak – korkuyla yaşayan bir toplum!

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...